Kaydet
a- | +A

Bazı insanlar şanslı doğar. Sergen Yalçın ve Mustafa Denizli böyle olanlardan.. Denizli, Türk basınını İrlandalı yaptı, amigodan kafa yedi, ilk kez bir Türk antrenörü olarak Avrupa''da çalıştı, ama çalıştırdığı takım küme düştü. Yine, bir gollü yenilgiyle, yedi gollü yenilginin farkı olmadığını söyledi ama; bu ülkede spor adamı olarak itibar gördü, çuvalı doldurdu! Sergen de en az Denizli kadar şanslı doğanlardan!.. Beşiktaş''tan dışlandı, İstanbulspor''dan sürüldü, F.Bahçe''den kovuldu; ama sonunda dört ayak üstüne düştü! Hiç bir futbolcunun rüyasında dahi göremeyeceği şansın ötesinde, başına talih kuşu kondu. Düşünün bir kere; G.Saray''da top oynamak isteyenler, değil para almak, para vermeye bile razı! Ama Sergen, böyle kritik bir durumunda bile para vermeden (!) G.Saray''da hem para kazanacak, hem de bu işin zevkini sürecek..

Buna talih kuşu denmez de ne denir? FatihTerim gibi bir hocanın eline düşmesi büyük bir şanstır. Terim, Ünder ve Erkasap üçlüsü ile Sergen, çok kısa zamanda Avrupa''nın arayacağı bir futbolcu olup çıkar. Yeter ki kendine özgü futbolunu oynasın.

Bunun içindir ki; Sergen''in yapacağı en akıllı iş, değil ''at'' koşturmayı, ''at''ın ismini dahi ağzına almamasıdır! Sergen şunu da çok iyi bilmeli; bundan böyle ''at''ı koşup kazanmayacak, kendi koşup ''at''ı kazanacak!

.BAHÇE''DE BAŞKANLIK SORUN! F.Bahçe''de olağanüstü kongre rüzgârları eserken başkanlık için ortaya atılan isim, yine Güven Sazak oldu.

Yine diyorum; çünkü, Sazak''ın geçmişine bir bakalım; F.Bahçe''yi yarı yolda bırakan bir başkan olarak hafızalarda... Öyleyse, F.Bahçe yine yanlışları oynamıyor mu?..

Ancak bu gerçeği ortaya atarken; Sazak''ın kötü bir başkan olduğunu söylemek istemiyorum. Sazak''ın, en küçük bir olaydan dahi etkilendiği düşünülürse, F.Bahçe''yi bir bahane ile yine bırakmayacağını kim söyleyebilir? Böyle bir durumda kulübün yeniden yapılanmaya gitmesi, bir başkan arayışına girmesi, 2000''li yıllarda zaman kaybından başka birşey olmaz.

Sazak''ı, başkan adayı olarak ortaya atanlar öncelikle bunları düşünmelidir. Her şeye rağmen yine de, dolu dolu bir Güven Sazak''ın F.Bahçe''de başarılı olacağına inananlardanım.

Hele hele, Sazak''ın başkanlığındaki yönetimde bir de Şadan Kalkavan ve Selim Soydan olursa F.Bahçe''nin keyfine diyecek olmaz.

Bence, F.Bahçe''de başkanlık kadar bu iki isim de çok önemli. Kalkavan ve Soydan, hangi başkanla olursa olsun F.Bahçe''ye hem hava verir, hem de büyük güç kazandırır.

YABANCILARIN BAYRAMI DA, BİZİMKİ NE? Noel geldi, Türkiye''de futbola ara verildi.

Taklitçilikte üstümüze yok. Kraldan çok kralcı olmak bize mahsus bir olay! Noel''i kutlayan kutlasın ama bu arada kendi örf ve adetlerimizi de unutmayalım. Eğer ülkemizde bu deprem afeti yaşanmasaydı futbol, ''noel''i kutlamak için bir hafta yerine en az üç hafta tatil edilecekti.

Noel yüzünden bazı kulüpler maçları olmasına rağmen yabancılarını ülkelerine göndermek zorunda kaldılar. Çünkü yabancıların, tıpkı alacakları transfer parası gibi noel izinleri de yaptıkları mukavelelerinde yer alıyor.

Buraya kadar her şey normal diyelim. Peki, aynı hassasiyeti kendi bayramlarımıza ve futbolcularımıza neden göstermeyiz? Bu işi organize edecek Futbol Federasyonu''dur. Sezon başında yaptığı takvimde, ''noel''i göz önüne aldığı gibi kendi bayramlarımızı da düşünüp en azından bu günlerde futbola ara vermelidir. Federasyon bilmelidir ki; bu ülkede yaşayan yabancıların noeli kutlama hakları olduğu kadar Türk futbolcusu ve insanın da dini bayramını kutlamaya hakkı vardır.