Kaydet
a- | +A

F.Bahçe''de başkanlık karmaşası.. Başkan Aziz Yıldırım''ın kararsızlığı sürüyor. Yıldırım, eski başkanlardan destek görüyor, ama esas olan gruplardan alacağı destek. Çünkü F.Bahçe demek, gruplar demek!.. F.Bahçe''de Birleşik F.Bahçeliler Derneği lideri Onur Kayador, Aziz Yıldırım konusunda kararsız. Bu grubun Yıldırım''ı desteklemesi için ileri sürdüğü bir şart var: "Borçsuz F.Bahçe".. Birleşik F.Bahçeliler Derneği, Yıldırım''ın, kulübü Şen''den devir aldığı zamandan daha fazla borçla bırakması halinde, oy birliği ile ibra etmeme kararını almış bulunuyor. Böyle bir durumda Yıldırım, F.Bahçe tarihinde ibra edilmeyen ilk başkan olacak. Yıldırım ibra edilmemesi durumunda F.Bahçe''ye bundan böyle başkan da seçilemeyecek. Birleşik F.Bahçeliler Derneği''nin başkan adayı, Vefa Küçük. Ancak Küçük, kurucusu olduğu bu gruba kırgın. Nedeni ise geçtiğimiz yıl kurucusu olduğu grubun kendisini desteklememesi. Kâzım Bayülken ve Kadıköy Grubu''nun adayı ise Güven Sazak''tı. Sazak aslında gölge başkan olarak bu işe soyundu. Bunun da nedeni;Aziz Yıldırım''ın Mayıs ayına kadar toparlanmasını sağlamaktı. Sazak transfer ayında yeniden istifasıyla gündeme gelecek, F.Bahçe yeniden olağanüstü kongreye gidecekti. Bu arada Yıldırım, bu zaman zarfında kendisini yenileyerek yeniden başkan olma fırsatını yakalayacaktı... Ancak, bütün bunlara rağmen, Kâzım Bayülken''in dışında muhalif grupların hiçbiri Güven Sazak''a sıcak bakmıyor. Muhalefet, Bayülken''i, Sazak''ın ismini dahi kongreye getirmesi durumunda, depremde, Yalova''da Yüksel İnşaat''ın çöken binaları altında kalan yüzlerce insanın cesedinin fotoğraflarını kongreye getirmekle tehdit etti. Bunun üzerine Sazak, zaten istemeyerek girmek zorunda kaldığı başkanlıktan şimdilik, şimdilik diyorum, çekildiğini açıkladı.

ZİLYONERLER! G.Saray''ın ligde bundan sonra en büyük rakibi kendisidir!.. Bir kulüp, zenginlikler içinde ancak bu kadar yoksulluğu oynayabilir!

Futbol takımı sahada aslanlar gibi şampiyonluğa oynarken, G.Saraylı yöneticiler zilyoneri oynuyor!

G.Saray tarihinde, belki de bu kadar acz içinde, ama başarılı (!) olan bir yönetim görülmemiştir.

Sarı-kırmızılı yönetim parasızlıktan ağlama duvarını geçti!

Gün yok ki; bir G.Saraylı yönetici parasızlıktan feryat etmesin. Ama bunu yapanlar hiç bir zaman çıkıp da yaptığı işten şikayetçi olmuyor!

Koltuğa öyle bir yapışmışlar ki, ancak elleri kesilirse koltuk kurtulur! Yani sizin anlayacağınız herkes ''gül''ü koklamasını biliyor ama dikenine gelince; yandım Allah!..

Böyle bir kulüpte yönetici olabilmek, bazı özverilerde bulunmakla mümkün olur.

Şimdiki yöneticilere bakıyorum da, hepsi etiket ve reklamcı...

G.Saraylı yöneticilerin hepsinin tuzu kuru! Ancak borç ortaya çıktı mı, birden "mart kedisi" kesiliyor!

Oysa ki G.Saray''da görev almak için, bu ülkede bir çok insan servetini bile vermeye hazır! Ben, bu yöneticileri Mustafa Denizli gibi şanslı görüyorum!

G.Saraylı yöneticilerin transfer ve idari yönden yaptıkları affedilmez hatalara rağmen, takım yine şampiyonluğa oynuyorsa; yatıp kalkıp Fatih Terim gibi bir hocaya sahip olduklarına şükretsinler. Çünkü Terim ve arkadaşları, hem takımı, hem de yönetimi şampiyonluğa oynatıyor.

VE HAYVANLAR 2000 yıllarında dünya yeni keşiflerle uğraşırken, Türkiye, hâlâ insan ile hayvan arasındaki farkı tartışıyor! Bir taraftan Avrupa Birliği''ne girme çabaları, diğer tarafta köpekler tarafından ısırılarak kuduran insanlar (!) ve bu hayvanları insanlar karşısında savunan dernek ve köşe yazarları... Sözüm ona hayvanları koruma dernekleri adı altında, çocuk sevgisinden yoksun, anne ve baba gibi kutsal görevi tatmamış insancıklar!.. Dünyanın hiç bir yerinde Türkiye''de olduğu gibi; hayvan kadar insanın değeri olmayan bir ülke yoktur!

Buna benzer bir insanlık örneği de (!) sporda yaşıyoruz! Bir tarafta, çadırlarda bir lokma ekmek için yaşam mücadelesi veren insanlar, diğer tarafta, 40 milyar paraya isyan edenler!.. Milli Takım''ın prim konusunda Futbol Federasyonu ile yaptığı prim pazarlığı, sabırları taşırmakla kalmadı, nefrete dönüştü!

Türk insanını İrlandalı yapan bir zihniyetten beklenen de budur.

Adama sormazlar mı; kimin parası ile neyin pazarlığını yapıyorsun diye?

Kar altında soğuktan donmakta olan bu insanlar, lüks içinde yaşayan, kârdan zarar eden bu futbol kaşiflerini (!) hiç bir zaman unutmayacak!