Kaydet
a- | +A

Efes''teki başarılı performansı sayesinde NBA takımlarının dikkatini çeken 24 yaşındaki Mirsad Türkcan, 1998 yılında birinci turda Houston tarafından draft edildi. Ne var ki, Mirsad''ın Yeni Dünya''daki ilk macerası uzun süreli olmadı. Toplam 17 maçta 90 dakika görev yapan Mirsad, soluğu, "yuvam" dediği Efes''te aldı... - NBA''de forma giyme şansını yakalayan ilk Türk oyuncusu oldun. Ne var ki, ilk NBA tecrübenin pek parlak geçtiği söylenemez. NBA''ye biraz erken mi gittin? - Geriye dönüp baktığımda, ''sanki bir iki sene NBA''ye erken gittim'' diye düşündüğüm zamanlar oluyor. Ancak NBA benim her zaman rüyamdı. Türkiye''ye ilk geldiğim zaman etrafımdakilere bir gün NBA oyuncusu olacağımı söylediğimde herkes beni deli zannetmişti. Her şeye rağmen amacıma ulaştığım için mutluyum. - Avrupa''da power forward pozisyonundayken Yeni Dünya''da seni daha çok small forward olarak kullanmak istediler. Bunun için mi NBA''de çok fazla oynama fırsatı bulamadın? - Kesinlikle hayır. Bir kere, ne kadar yetenekli ve hırslı oyuncu olursanız olun şans faktörünün de yanınızda olması gerekiyor. Hatırlayacağınız üzere, draft edildiğim tarihten sonra NBA''de lock-out sorunu yaşandı. Şans faktörü yanımda olmadığı gibi bir de ekstra şansızlıklarla karşılaştım. Aslında bu lock-out sorunu ortaya çıkmasaydı, NBA''de kalabilirdim. Çünkü Houston beni draft ettiğinde orada 4 numara yoktu ve ben oynayabilirdim. Ne var ki, lock-out sırasında yaşananlar ve Scottie Pipen''in gelmesiyle baş gösteren ''salary cup'' sorunu Houston''dan ayrılmama neden oldu. Houston beni New York Knicks''e verdi. O zaman New York''un çok zengin bir kadrosu vardı. Bunun için orada oynayamadım. Milwaukee''de ise iyi bir başlangıç yapmama rağmen bu defa da sakatlık sorunları oynamamı engelledi... - ABD''de kaldığın süre boyunca unutamadığın bir anı ya da bir kişi var mı? - Milwaukee coachu George Karl. O muhteşem bir insan ve aynı zamanda muhteşem bir coach. Ayrıca Milwaukee''li yöneticileri de unutmam mümkün değil. Onlarla birlikte geçirdiğim günler hâlâ hafızamda tazeleğini koruyor. - Şimdi Avrupa''dasın. Bir gün yeniden NBA''e geri dönmeyi düşünüyor musun? Yoksa NBA defterini kapattın mı? - Bir gün mutlaka yeniden NBA''e döneceğim. Ama bunun tarihini şimdiden söyleyemem. Bu sene varımı yoğumu Efes için ortaya koyacağım. Geleceğimle ilgili kesin kararı sezon sonunda vereceğim. Herkes şunu iyi bilmelidir ki, ben kolay kolay pes etmem. NBA benim için çok önemli. Çünkü orası ayrı bir dünya... - Ne oldu da yeniden Efes''e döndün? Bir ara F.Bahçe ile anlaştığına ilişkin söylentiler çıktı. Bu haberler doğru muydu? Bir de Türk medyası, Barcelona''nın seni istediğini yazdı... - Şartlar Efes''e dönmemi gerektirdi. Efes benim yuvam. Ben burada Mirsad oldum. Efes''e manevi borcumu henüz ödemediğimi düşünüyorum. Ayrıca Efes''teki profesyonel yapı Türkiye''nin hiçbir takımında mevcut değil. Türkiye''de Efes dışında bir başka takımda forma giymem. Bir de Tuncay Özilhan çok büyük bir başkan. Basketbolcularına ayrı bir önem ve değer veriyor. - F.Bahçe dedikoduları... - Kesinlikle dedikodu değildi. Transfer döneminde F.Bahçe beni transfer etmek istedi. F.Bahçe de büyük camia ancak tercihimi Efes lehine kullandım. Barcelona''nın teklifine gelince, İspanyol kulübü beni alma arzusundaydı. Ancak Efes''le olan sözleşmemdeki maddeler nedeniyle bu transferden vazgeçtiler - Efes''te zaman zaman 3 numara oynuyorsun. Bu pozisyonda verimli olabilecek misin? - Ben Avrupa''nın sayılı 4 numaraları arasındayım. Bunun için Efes''te de sürekli bu mevkiide oynamak isterim. Ancak şimdilik 4 numarada Drobnjak var. Power forward pozisyonunda oynamaya alıştığım için pek tabii ki 3 numarada bir takım sıkıntılarım oluyor. Bir de transfer döneminde takıma geç katıldığım için uyum sorunu çekiyorum. Yaşadığım bu olumsuzlukları kısa sürede aşacağımı biliyorum. Oynadığım son maçlarda gelecek için iyi sinyaller verdiğimi söyleyebilirim. - NBA''e gitmeden önceki Efes''le şimdiki Efes arasında ne farklılıklar var? - Şimdiki Efes 3 yıl öncekinden daha iyi oyunculara sahip. Mevcut kadrodaki oyuncuların genç olması nedeniyle Efes''in gerçek gücünü göstermesi için zamana ihtiyacı var. Oyuncular birbirine alıştığında Efes, Avrupa''nın en güçlü takımlarından bir tanesi olacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Pau''nun Pietrus''ları Saporta''ya katılma hesapları yaparken bir anda kendisini SuproLeague''de bulan 23 yaş ortalamalı Pau Orthez, tam bir geçiş dönemi yaşadığı için eskisi kadar güçlü değil. Başkan Seillant, Gadou kardeşlerden sonra şimdi de Pietrus''ları Fransız basketboluna kazandırmaya çalışıyor. Bu ikiliden çok umutlu olan Fransızlar, küçük (Mickael) Pietrus''u (1.98m, 19) Bilba''ya benzetiyor. Pau Orthez''in kadrosunda tanıdık isimlerin başında Fransız Fathoux ile İspanyol Esteller (1.91m, 92) geliyor. Dış atışlardaki yüksek isabet oranıyla tanınan Fathoux''yu bir tarafa koyarsak, sezon başında Pau''ya gelen eski Barcelonalı, şu anda Fransız takımının en etkili oyuncusu (18 pts) konumunda. Pau''nun iki ABD''lisi, NBA patentli Corry Carr (1.93m, 25) ve Jason Lawson (2.11m, 26). 1998''de Atlanta tarafından draft edilen Carr, Atlanta - Chicago arasında gerçekleşen alışveriş sonunda NBA hayâlini Chicago''da gerçekleştirirken, Denver sayesinde NBA kapısını açan Lawson da 17 maç Orlando''da görev yaptı.