Oniki yıldan bu yana Roland Garros kortlarında şampiyonluk yaşamayan İsveç, ülke basınının ilgi göstermediği Magnus Norman ile mutlu sona ulaşmanın hayallerini kuruyor İsveçlilerin hayatında Roland Garros''un toprak kortları ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü bu kortlar İsveç tenisinin efsanevi ismi Bjorn Borg ile Mats Wilander''in yıldızının parladığı yerlerdir. Roland Garros''da oynadığı 51 maçın 49''unu kazanan Borg yetmişli yıllarda İsveç''e 6 şampiyonluk (1974, 75, 78, 79, 80 ve 81) getirirken, seksenli yıllarda da Mats Wilander Paris''ten 3 birincilikle (1982, 85 ve 88) ayrıldı. Bu ikilinin sayesinde İsveç son 25 yıl içinde kazandığı 9 zaferle ülkeler sıralamasında açık ara önde bulunuyor.
İskandinavlar 1988''den bu yana Paris''te mutlu sona ulaşamıyorlar. İsveç tenisinin 80''li yılların başında kortlara sunduğu Stefan Edberg, Wimbledon, ABD ve Avustralya Açık''daki başarılı performansını Paris''e taşıyamayınca, Sarı Kafalar''ın Borg ve Wilander ile başlayan Roland Garros hegemonyası son buldu. Oniki yıllık özleme son vermek isteyen İsveçliler, bu defa Fransa''nın başkentinde çok iddialılar. Magnus Norman''ın üstün form grafiği Kuzeyliler''i ümitlendiriyor.
Norman''ın 2000 uğuru Geçen yıl 5 turnuva kazanan 24 yaşındaki Norman, bu performasıyla kimsenin dikkatini çekmeyi başaramamıştı. Çünkü birincilikle ayrıldığı turnuvalar, tenis dünyasının önde gelenleri değildi. Herkesin yakından takip ettiği Grand Slam''le#de İsveçli raketin dört yılda aldığı sonuçlar son derece kötüydü. Kuzeyli''nin akıllarda kalan tek başarısı 21 yaşında, Roland Garros''daki Sampras galibiyetiydi. Norman bu kötü gidişe 2000''nin ilk büyük randevusu olan Avustralya Açık''da dur demesini bildi. Daha önce 4 kere katıldığı bu turnuvada iki tur geçemeyen İsveçli, kanguruların ülkesinde yarı finale kadar çıkmayı başardı.
Toprak kort sezonunu Portekiz''de açan Norman, önce Estoril sonra da Monte Carlo''da ikinci turda elendi. Bu iki şok mağlubiyete karşın İskandinavyalı sezon başındaki başarılı form grafiğini yakalamakta geç kalmadı. Barcelona Norman''ın yükselişe geçtiği turnuva oldu. Gaudi''nin memleketinde yarı finale kadar yükselen İsveçli raket, Mayıs ayının başında Roma''da Moya, Medvedev, Hewitt, Kuerten gibi zorlu isimleri yenerek mutlu sona ulaştı.
İtalya''nın başkentinde elde edilen şampiyonluk, günde 6 saat çalıştığını söyleyen İsveçli''yi ATP''nin yeni sıralamasında Kuerten, Agassi, Kaselvikov gibi bir çok ünlü raketin önünde zirveye taşıdı. Ancak bu tablo İsveç basınında çok fazla yankı uyandırmadı. Roma''daki turnuvayı hiçbir İsveçli basın mensubunun izlememesini normal karşılayan Norman, Roma zaferinden sonra düzenlenen basın toplantısında, "Grand Slam turnuvası kazanmadığınız sürece İsveç medyası sizinle ilgilenmez" görüşünü ortaya attı. "Bugüne kadarki şampiyonluklarım bizim gazetecileri hiç memnun etmedi. Öyle ki, Avustralya''da yarı finale kaldığımda bile benden değil Borg''un Grand Slam zaferlerinden bahsettiler"
Norman''da Edberg hayranlığı "Tenise başladığımda Stefan Edberg''i kendime örnek aldım" diyen Norman, Edberg gibi servis-vole oyununu beceremeyince antrenörü Fredrik Rosengren''in tavsiyesiyle oyun stilini değiştirdi. Ayak hareketleri mükemmel olan İsveçli raket, net pozisyon bulmadıkça, artık çok fazla file önüne çıkmıyor. Kortun gerisinde kalarak puan yollarını çapraz fore hand ve iki elini kullanarak vurduğu back handlerle arıyor. Doğrudan puan alamadığı pozisyonlarda ise etkili vuruşları sayesinde, rakibi basit hataya zorluyor. Bu oyun stratejisiyle 1.88m boyundaki Norman, kendisinden zafer bekleyen İsveçlilere ilk 4 tur sonunda son derece olumlu sinyaller verdi. Paris macerasına Guardiola galibiyetiyle başlayan tek erkeklerin 3 numaralı seri başı, sırasıyla Santoro, Sargsian ve Medvedev engellerini geçerken set kaybetmedi ve rakiplerine sadece 28 oyun şansı tanıdı.
Yoluna devam eden raketler arasında Norman bütün maçlarını 3-0 kazanan tek isim olarak ön plana çıkıyor. Mutlu son için Norman''ın önünde sadece üç engel kaldı. Çok iyi bir form grafiği yakalayan İsveçliyi bugün kendisi gibi son dönemde mükemmel tenis oynayan Rus Safin bekliyor. İki raket en son Barcelona turnuvasının yarı finalinde karşı karşıya geldi. O gün sevinen taraf 2-1''lik skorla Rus raket olmuştu. Roland Garros''taki çeyrek final randevusu bir bakıma Barcelona''nın rövanşı niteliğini taşıyor. Her iki raketin de özelliklerinin birbirine benzemesi Barcelona''da olduğu gibi bugünkü maçın da oldukça çekişmeli geçeceğini gösteriyor. Servisler ve basit hatalar maçın galibini belirlemede büyük rol oynayacak gibi gözüküyor. Bakalım Norman yıldızı yeni parlamaya başlayan Rus rakibinden rövanşı alıp Roland Garros''da İsveçliler''in "mutlu son" hayallerini sürdürmesini sağlayabilecek mi?...

