Kaydet
a- | +A

Play-off karşılaşmaları nedeniyle hareketli günler geçiren basketbol dünyamızda kimin şampiyon olacağından çok önümüzdeki sezon Türkiye''nin SuproLeague''e kaç takımla katılacağı konuşuluyor. Selanik''teki toplantıda FIBA, Türkiye''nin kontenjanını 1 olarak açıkladı. Bu sayı kulüp yöneticilerimizi memnun etmedi. Şimdi herkes FIBA''nın Wild Card (*) kararını bekliyor.

Kulüpler düzeyinde Avrupa basketbolunun en önemli organizasyonuna son üç yıldır 3 takımla katılan Türkiye''nin kontenjanının 1''e düşmesinde takımlarımızın bu sezonki kötü performansı büyük rol oynadı. Bu çerçevede Türk basketboluna en büyük darbeyi, Saporta Kupası''nda mücadele eden F.Bahçe ve Darüşşafaka indirdi. İki İstanbul takımından F.Bahçe gruplardan çıkamazken, Darüşşafaka da üçüncü turda Porto gibi kendisinden çok zayıf bir takıma elenerek, Türkiye''nin SuproLeague''e iki takımla katılmasını engellediler. Bu kupada bizim kaçırdığımız şansı, Litvanya, İtalya, Hırvatistan ve Slovenya (Yunanistan''ın yerine) kaptı.

Avrupa Kupaları''nda diğer Türk takımlarının aldığı başarısız sonuçlar da, SuproLeague kontenjanımızın 1 ile sınırlı kalmasına neden oldu. Avrupa Ligi''nde Tofaş''ın erken havlu atması, Koraç''ta yarı finale çıkamamamız ülke puanımızı düşürdü. Bunun bir sonucu olarak, ülke sıralamasında ilk dörde giremeyen Türkiye, bir fazla takımla SuproLeague''a katılma hakkını sağlayan ek kontenjanı da kaçırdı.

WILD CARD''IN PEŞİNDEYİZ Sportif kriterlerdeki başarısızlığımızı şimdi lobi faaliyetleriyle ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bunun için başta Efes, Tofaş ve Ülker''li yöneticiler olmak üzere Türkiye''nin SuproLeague''e bir takımla katılması halinde Türk basketbolunun karşılaşacağı sorunları FIBA''ya anlatıyorlar. Borislav Stankoviç ve arkadaşları endişelerimizi değerlendirip 2 Wild Card hakkından bir tanesini Türkiye lehine kullanacak mı?

FIBA, Wild Card projesini hayata geçirirken, ilk planda bugüne kadar Avrupa Ligi''ne takım veremeyen ülkeleri düşündü (**). Ancak Selanik''teki toplantıda evdeki hesabın çarşıya uymadığı görüldü. FIBA, İngiltere ve İsveç gibi iki zengin ülkeyi kulüpler düzeyinde Avrupa''nın en önemli organizasyonunun içine almayı planlarken, SuproLeague''e bir takımla katılacakları açıklanan Fransa ve Türkiye de Wild Card için devreye girdi (Söylentilere göre İspanya da Wild Card peşinde koşuyormuş). Doğrusunu isterseniz, FIBA yönetimini kritik günler bekliyor. Baskebolun patronları kimi üzüp, kimi sevindirecek? Bir tarafta Avrupa basketbolunun temel direkleri sayılan Fransa ve Türkiye, diğer tarafta sahip oldukları maddi imkanlarla FIBA''nın iştahını kabartan İsveç ve İngiltere.

Hiç kimse FIBA''nın Wild Card uygulamasıyla Avrupa''da basketbolu daha popüler hale getirmesine karşı çıkmıyor. Ne var ki, İngiliz ve İsveç takımları bu sezon Saporta Kupası''nda o kadar kötü sonuçlar aldılar ki, adeta biz SuproLeague''e hazır değiliz mesajını verdiler. London Towers 10 maçta 3 galibiyet alarak grup sonuncusu olurken, İsveç takımları da 24 maçta sadece 9 defa sevinebildiler. Bu iki ülke, milli takımlar düzeyinde de iyi değiller. İngiltere ve İsveç, Istanbul 2001 yarı final gruplarında son sıralarda mücadelelerini sürdürüyorlar.

Geçmiş yıllarda Belçika''nın Charleroi (2g-14m), Portekiz''in Porto (0-16), Rusya''nın Samara (1-15) ve Saratov (3-13), Almanya''nın Levekusen (2-14), İsrail''in Hapoel Kudüs (2-14) gibi takımlarının Avrupa Ligi''nde aldığı başarısız sonuçlar hatırlanırsa, FIBA''nın Wild Card hakkını, basketbolu henüz istenilen düzeye ulaşmamış İngiltere ve İsveç için değil, Türkiye ve Fransa lehine kullanması SuproLeague''in kalitesi ve dolayısıyla da televizyon gelirleri açısından doğru bir tercih olacaktır.

LİTVANYA BİLMECESİ Türkiye ve Fransa bir fazla kontenjan peşinde koşarken, Litvanya 3 hakkından bir tanesini iade etmeye hazırlanıyor. Son üç yıldır Avrupa Kupaları''nda başarılı sonuçlara imzasını atan Litvanya, bu performansının karşılığını SuproLeague''e üç takım sokarak aldı.

Ne var ki, Litvanyalı yetkililer, ülke basketbolunun şartlarını göz önünde bulundurarak, bu sayının kendileri için çok olduğunun altını çiziyorlar. Litvanya Basketbol Federasyonu Başkanı Algimantas Pavilonis, "SuproLeague''de sadece Zalgiris ve Lietuvos Rytas mücadele edecek potansiyele sahip" diyerek bütün gerçekleri ortaya koyuyor. Pavilonis''in görüşlerini, bir dönemin ünlü basketbolcusu şimdi Spor Bakanlığı''nı yürüten Rimas Kurtiniatis de paylaşıyor: "Avrupa Ligi''nde oynayabilecek Litvanyalı oyuncular sadece Zalgiris ve L.Rytas''ta var." Litvanyalılar''ı sadece kaliteli yerli oyuncu eksikliği düşündürmüyor. Bir başka önemli sorunu da ekonomik şartlar oluşturuyor. SuproLeague''e katılma şansı olan iki takımdan Sakalai''nin bütçesi 250 bin, Siauliai''ninki ise 200 bin dolar (***) ... Litvanya basketbolunun içinde bulunduğu ekonomik şartları iyi bilen Sakalai Coachu Linas Salkus, ütopik bir dille, "Üçüncü kontenjanımızı zengin Türk takımlarına satalım" diyor. Yönetmelikler Salkus''un önerisine pek uygun değil. Eğer Litvanya bir takım hakkından vazgeçerse, bu kontenjandan ülke sıralamasında ilk 12''nin dışında kalan ve SuproLeague''de takımı bulunmayan ülke faydalanacak. Buna göre, 13.sıradaki Slovenya''nın SuproLeague''de bir takımı olduğu için Litvanya''nın kontenjanı 14.sıradaki Belçika''ya gidecek. Ancak FIBA''lı yetkililer SuproLeague''de bir Belçika takımı görmek istemiyor. Bakalım Salkus''un şimdilik ütopik gözüken bu önerisi, Wild Card alamadığımız takdirde FIBA tarafından üretilecek bir formülle yönetmeliklere uygun bir şekle dönüşecek mi?

————————————————————- (*) FIBA, iki ülke takımını davet yoluyla SuproLeague''e alacak (**) Bakınız 20 Nisan 2000 tarihli Türkiye Gazetesi, s: 29 (***) Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, bu sezon Avrupa Ligi''nin en zayıf takımı görüntüsündeki Pivovarna''nın bütçesi 2.3 milyon dolardı.