Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İki harika belgesel
0:00 0:00
1x
a- | +A

Türkiye’de herkes olumsuz her şeyi dizi, film ve sabah programlarına bağlamış ya. Kimse demiyor ki, halk acaba kaliteli işleri ne kadar izliyor? Elbette bazı kaliteli yapımlar ilgi görüyor ama çok az. Kitap yayıncılığında da böyle. Kaliteli kitaplar pek ilgi görmezler.

Türkiye 86 milyon nüfusuna rağmen spor alanında belli branşlar dışında iyi değil. Futbolda bile 24 sene sonra dünya kupasına gittik. Bakın kupa kazandık demiyorum. Potansiyelimiz bu değil. Türkiye fazlasını yapabilecekken küçük düşünce yüzünden hep azla yetinmiş bir ülke oldu.

Satranç gibi zekâ ve strateji gerektiren bir spor dalında dünya şampiyonu çıkaramadık.

Ediz Gürel, Yağız Kaan Erdoğmuş ve Vahap Şanal gibi genç kardeşlerimiz var. İnşallah sayı daha da artar. Mesele şampiyon olabilmek. O noktaya gelebilmek için psikolojik üstünlük, dayanıklılık da şart.

Netflix’te iki güzel satranç belgeseli var. Biri “Perde Arkası & Şah Nasıl Mat Oldu?”, diğeri “Satrancın Kraliçesi.”

“Şah Nasıl Mat Oldu?” satranç dünyasını sarsan Magnus Carlsen ve Hans Niemann arasındaki hile skandalını ele alan bir belgeseldir. 2023’te dünya şampiyonu Magnus Carlsen'in, genç yetenek Hans Niemann'a yenildikten sonra turnuvadan çekilmesi ve Niemann'ı hile yapmakla suçlaması konu ediliyor belgeselde...

Tabii bazı ülkelerde satrancın nasıl teşvik edildiği ortada. Hindistan, İran, Ukrayna, Norveç, Rusya gibi ülkelerde sistem ödüllendiriyor.

Tekrar belgesele dönersek neticede satranç için dayanıklılık şart. Ama halktan da ilgi görmesi gerekir. Halkın ilgi göstermesi için de ödül mekanizması gerekir. O zaman saçma dizi ve filmleri izleme oranı düşer...

Satrancın Kraliçesi tüm zamanların en güçlü kadın satranç oyuncusu kabul edilen Macar Büyükusta Judit Polgar’ın hayatını anlatıyor. Babasının onu teşvik etmesi, en büyük hayali olan Gary Kasparov’u yenmesi ve 1994’te Kasparov’la oynadığı maçta Kasparov’un hile yaptığı iddiası, belgeselin önemli başlıkları... Daha önemlisi ailesinin kızlarını satranca teşvik etmesi...

Yani demem o ki, başka bir dünya daha var. Çocuklar çok güzel şeylere yönlendirilebilir. Satranç gibi. Bilgi yarışmaları düzenlenebilir. Kanallar böyle programlar yayınlayabilir. Eskiden Bir Kelime Bir İşlem vardı. Ne oldu ona mesela? Çocukları küçükken teşvik etmek lazım.

Eski Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdulnasır’ın damadı Eşref Mervan şu tespiti yapmıştı: “Kişisel başarıyı ödüllendirmeyen her sistem bir gün çöker.” Şikâyeti bırakıp tedbir almaya başlasak iyi olur.

Cem Küçük'ün önceki yazıları...