Okan Hoca, kupa maçını kazanıp derbiye moralli çıkmak varken olmadık rotasyonlarla yenilginin zeminini hazırladı…
“İş işten geçtikten sonra” diye bir sözümüz vardır. Anlamı, “Fırsat kaçtıktan veya zararlı bir olay olduktan sonra önlem almanın ya da üzülmenin anlamsız olduğudur.”
İş işten geçtikten yani, Gençlerbirliği ile Konyaspor mağlubiyetleri geldikten sonra, “Süper Lig’de şampiyonluk yarışı yapan” Galatasaray ile Fenerbahçe’nin teknik direktörleri bakınız neler neler diyorlar, sevgili okuyucularım.
Okan Buruk: “Üzücü, beklenmedik bir mağlubiyet. Kendi sahamızda oynuyoruz... Bir önceki maça göre 9 oyuncu değiştirdik ama rakibimiz de öyleydi. Kötü olan kısım, ilk yarıda hiç üretemedik. Çok top kaybı yaptık, önü zorlayamadık. Rakibimiz çok iyi kapandı. Açmamız gerekiyordu. Çok statik kaldık. Bireysel becerimizle bunu açabilirdik lig maçında olduğu gibi. İkinci yarıda daha fazla pozisyon ürettik ama şanssız goller yedik. Girdiğimiz pozisyonlar oldu. İkinci golden sonra daha zor oldu. İkinci golden sonra da pozisyonlar bulduk. Bu tür maçları kazanmanız için daha fazla üretmeniz gerekiyor. Bugün bunu yapamadık.”
Mağlubiyetin sebebini “kendi de” itiraf ediyor; “Bir önceki maça göre 9 oyuncu değiştirdik.”
Bir türlü “sistem deneme, taktik deneme, oyuncu deneme tutkusunu” atamadı, Okan Hoca; bu yüzden zaman zaman kolayı da zor ediyor!
Bana kalırsa, “gitmek istediği Edirne ötesine” mesaj gönderiyor; “Ben her sistemde, her taktikte, her 11’le oynatırım ve şampiyon yaparım takımımı” diyor…
Diyor da “Bu ancak Türkiye’de ve ‘bazen’ olur.”
Ve bazen de işte böyle “4 gün ara” ile olmayabilir!..
Kupa’daki “en büyük rakibin elenmiş”, Sen çık sahaya “asıl 11’in ile” kazan ve de “5 gün önce mağlup olmuş büyük rakibini” de alacağın bir galibiyetin moraliyle misafir et!
Gençlerbirliği maçında “asıl 11’e dönme kararını art arda yenilen goller” verdirdi; Galatasaray’ın tribünlerdeki taraftarları da, ülkedeki, dünyadaki taraftarları da “bu tabloyu” yıllardır yaşıyorlar, üzülüyorlar, ama tuttukları takımın hocası vazgeçmiyor!..
Hem de Süper Lig’de “her takımın, her takımı yenebileceği” örnekleri ile ortaya çıkmışken…

