Kaydet
a- | +A

Dalma sporunda her spor dalında olduğu gibi çeşitli tehlikeler vardır. Ancak kurallara uyulduğunda benzer riskler taşıyan diğer spor dallarından daha tehlikeli değildir. Su altında derine inildikçe suyun vücut üzerine yaptığı basınç artar. Bu basıncın "Kulak zedelenmeleri, azot narkozu, akut dekompersyon hastalığı ve zehirlenmesi" gibi oluşturduğu bazı tehlikeler vardır. Akut Dekompresyon Hastalığı

Su altına dalan kişiler için en büyük tehlike Dekompresyon veya Caisson Hastalığıdır. Halk dilinde "Vurgun" denilen bu hastalığın oluşmasında esas sebep kanda ve dokularda eriyik halde bulunan azot gazının yüzeye aniden çıkışlarda basıncın azalmasıyla hacminin genişleyerek kabarcıklar yapmasıdır. Dalış sırasında tüpte solunan havadaki azot gazı, basınç arttıkça vücut dokularında çözünür. Normalde yukarı çıkıldığında bu gaz akciğerler yolu ile dışarı atılmalıdır. Yukarı çıkış çok hızlı olur, su basıncı çabuk azalırsa dokularda ve kanda çözünmüş olan azot gazı akciğerlere gelmeden bulundukları yerde baloncuklar oluşturur. Yani beyin damarları içinde, akciğerde, eklem çevresinde azot gazı baloncukları oluşur. Kontrolsüz yüzeye çıkışta beyin kılcal damarlarında gaz kabarcıklarına bağlı tıkanmalar en tehlikelisidir. Beyin ve kalbin damarları olan koroner kan akımının bozulmasıyla ciddi tablolar ortaya çıkar. Ayrıca göğüs boşluğunda gaz birikerek akciğerin rahatsızlıklarına neden olur. Su yüzüne çıktıktan sonraki 24 saat içinde gelişen bütün nörolojik bulgular akut dekompresyon hastalığı kabul edilmeli ve acil rekompresyon tedavisi uygulanmalıdır. Kuvvet kayıbı, his bozukluğu ve bacaklarda koordinasyon azalması ile başlayan durum ilerleyebilir. Gaz baloncukları eklemler etrafında oluşarak eklem ağrılarına da neden olur. Dalgıç kol ve bacaklarında uyuşmalardan ve ağrılıktan yakınır. Hareketler giderek güçleşir. Dekopresyon hastalığı yukarı çıkışta beklemelerin yapıldığı mola tablalarında belirli süreler bekleyerek ve bileğe takılan dalış bilgisayarları ile azaltılabilir. Hemen her dalgıçta daima su yüzüne çıktıktan 10 dakika sonrda göğüs ağrısı olur. Genellikle bu ağrı çabuk geçer. Ancak derin bir bel ağrısı ortaya çıkabilir. Bazan değişik derecelerde felçler ortaya çıkar. Bu durumun farkına varılınca ilk yapılacak iş hastayı basınç odasına sokmaktır. Dekompresyon hastalığının tek tedavisi basınçlı ortam sağlamaktır. Basınç odası yoksa yeniden denize daldırmak gerekir. Standart beklemeler her derinlikte yapılıp daha sonra yukarı çıkılır ve gerekli tıbbi bakım yapılır. Bazan dekompresyon hastalığı daldıktan sonra tatilden uçakla dönerken yüksek irtifada gaz baloncuklarının yayılmasına bağlı ortaya çıkabilir.

Oksijen zehirlenmesi Tüplü dalışlarda bir başka problem oksijen zehirlenmesidir. Solunan havadaki oksijen miktarı çok fazla ise, yani parsiyel oksijen basıncı 1520 mm/Hg üzerinde ise bu tehlike ortaya çıkar. Yüksek oksijen basıncı etkisiyle bir taraftan solunum yolları irrite olur ve sonucunda bronkopnömoni gelişebilir. Ayrıca yüksek oksijen basıncı beyin damarlarının daralmasına neden olarak beyine giden kan miktarını azaltır. Oksijen zehirlenmesinde yüzeye çıkıp normal hava almak gerekir.