Kaydet
a- | +A

İstanbul''dan "Rumuz 2 sorun" rumuzlu okuyucu mektubunda özetle diyor ki;

"77 yaşındayım. Gece ağzım kuruyor. Dilim damağıma yapışıyor. Su içince rahatlıyorum. Doktora gittim, kan ve idrar tahlili yapıldı. Sonuçlar iyi çıktı. Ayrıca bende kaşıntı oluyor. Herhangi bir döküntü yok, yüzümde yağlanma fazla. Her hafta yıkanmama rağmen vücudumda fazla kir çıkıyor. Bunlar için ne yapabilirim?" Ağız kuruluğunun çeşitli sebebleri vardır. Şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar, burun tıkanıklığı gibi. Bunların içinde en sık rastlanan burundaki tıkanıklığa bağlı olarak ağzı açık durmaktır. Ağız içini döşeyen mukoza hava ile temas halinde olursa ağız kuruluğu yapar. Özellikle geceleri burundan nefes alamıyan kimselerin ağzında kuruluk olur. Sizin tahlillerinizin temiz olması şeker hastalığını ekarte etmektedir. Onun için bir KBB uzmanına muayene olmanız iyi olur. Vücuttaki kaşıntı nöropati dediğimiz sinir hastalıklarından olabilir. Alerjik rahatsızlıklar, bağırsak parazitleri, dokunan gıdaların alınması, hormonal bozukluk, kaşıntı yapabilir. Bazı tümöral hastalıklarda da kaşıntıya rastlanır. Kirlenmenin fazla olması, yüzünüzün yağlı olması yağ metabolizmasında bir bozukluk olduğunu göstermektedir. Gene gizli şeker veya safra kesesi hastalıklarında da kaşıntı fazla olur. Bunların anlaşılabilmesi için bir cildiye uzmanına muayene olmanız ve çeşitli tahliller yaptırmanız faydalıdır. Bir fakülte hastanesine veya Türkiye Hastanesi KBB bölümü ile cildiye bölümünde muayenenizi yaptırabilirsiniz.

Korku Artvin''den "Tatlı Bela" rumuzlu okuyucu mektubunda özetle diyor ki;

"17 yaşındayım 6 aydır içim sıkılıyor ve kalp çarpıntım oluyor. Akşama doğru fazlalaşıyor ve evde durmak istemiyorum. Her şeyi kafama takıyorum. Heyecanlanıyorum, ölüm korkusu içimi kaplıyor. Bunun için ne yapmalıyım?" Heyecanlanma, çarpıntı, kapalı yerlerde kalamama, iç sıkıntısı, huzursuzluk, her şeyi kafaya takma gibi şikayetlerin temelinde psikolojik rahatsızlıklar yatar. Panik atak dediğimiz bu hastalık için psikiyatri uzmanına muayene olmanızı tavsiye ederim. Sizin yaşlarınızda bu şikayetlere biraz fazla rastlanır. Manevi yönü zayıf olan, dünyaya fazla düşkün olanlarda sık rastlanır. İçlerini ölüm korkusu kaplamıştır. Ölmekten, sahip olduğu şeylerden ayrılmaktan, zevklerinden mahrum kalmaktan huzursuz olurlar. Halbuki ölüm her an yanımızda. Her dakika ölüm ile burun burunayız. Nefes alıp verememek verip de alamamak an meselesi. Korkmak bir şey halletmiyor. Mutlaka öleceğimize göre, bundan kurtulan olmadığına göre ölüme hazır olmak lazımdır. Ölüme hazır olmak için de neşe içinde olmalı, hiçbir şeye üzülmemeli, kimseyi kırmamalı, çok çalışmalı. Boş kalmak, hiçbir iş yapmamak insanın psikolojik dengesini etkiler. Devamlı olarak kendimizi meşgul etmeli, lüzumsuz şeyler düşünmemeli. Hayaller kurmamalı, gerilim filmleri seyretmemeli, böyle haberleri, gazeteleri okumamalı. Hayal gücünü kullanıp da kendi kendini korkutacak senaryolar hazırlamamalı. Size tavsiyemiz psikiyatri uzmanının takibine girmeniz ve tavsiyelerine uymanızdır.