İlk beş dakikanın 9-23''lük skoru kimsenin beklemediği bir başlangıçtı. Sezon boyunca başarılı maçlar çıkarmasına rağmen Beşiktaş''ın play-off yarı finalinde Avrupa üçüncüsü Efes''e fazla kafa tutamayacağı düşünülüyordu. Böyle düşünenler yanıldıklarını kısa sürede gördü.
Oysa Efes''in normal sezonda Beşiktaş karşısındaki iki galibiyetinden biri son saniye üçlüğü ile ikincisi ise uzatma devresinde elde edilmişti ve her ikisi de çetin mücadeleler gerektirmişti.
Efes cephesinde eksik olan bu mücadeleydi belki de. İkinci beş dakikanın sonunda skor 12-33 oldu. Efes''in 10 dakikada yediği 33 sayı ve özellikle pota altında büyük açıklar vermesi sahadaki durumun özetiydi: Efes savunması evlere şenlikti. Beşiktaş ise hem kendi yarı alanında, hem de hücumda daha iyi mücadele ediyordu.
İşler iyi gitmeyince ve benchteki oyunculara sıra gelmesi beklenebilecekken Ataman sadece Ömer ve Winslow''dan fayda umdu. Farkın baskısı altındaki Efesli oyuncuların sinirleri gerildikçe gerildi (14-41).
Hakemlerin başarıyla karşıladığı birkaç sinirsel patlamadan sonra Efesliler mücadele etmeye karar verdiler. Farkı bir anda kapatmak kolay değildi, ancak Beşiktaş''ın oyundaki hakimiyeti kısa sürede azaldı. Bunda sakatlanıp oyundan çıkan Eley''in yokluğu da rol oynadı.
Beşiktaş hava toplarında da büyük üstünlük yakaladı (9-19). İlk yarının son döneminde farkın erimesini önleyecek stratejiler üretememekle önemli bir avantajı harcadı. Yakaladıkları anormal fark ilk yarının sonunda normal boyutlara inmişti.
İkinci yarıda Drobnjak başta olmak üzere fiziki mücadele dozunu yükselten Efes, oyunun kontrolünü eline geçirdi. Siyah-beyazlılar açısından aranın kapanmasından ziyade ilk yarıdaki başarılı oyun çizgisinden uzaklaşmak önem taşıyordu. Kaçınılmaz olarak zamana oynamayı gerektiren farkı koruma çabası onları "Rakipten daha iyi oynayıp maçı kazanmak" çizgisinden biraz uzaklaştırdı. İbrahim''e dikkat etmek gerektiğini hatırladıklarında artık çok geçti: 67-67.
Hiç savunma yapmayan Mulaomerovic kollarıyla idare etmeye çalıştığı için dördüncü faulünü de alınca, Ataman oyuna Bora''yı aldı. Kritik bir karardı. İki dakika sonra Mulaomerovic''i yeniden oyuna aldığında yeniden geriye düşmüşlerdi (67-73), daha da önemlisi takımının hızı kesilmiş, Beşiktaş da toparlanmıştı.
Heyecan son ana kadar doruktaydı. Son hücumda topu Blackwell ile kullanan Beşiktaş''ın öne geçme ve hatta maçı kazanma şansı devam ediyordu.
Kazanan Efes oldu. Siyah-beyazlılar maçı, ilk yarının son bölümünü 30 sayılık farkın erimesine engel olamadıklarında kaybettiler.
Salonda yeterli güvenlik önlemi alındığı söylenemezdi. Maç zaman zaman sahaya atılan maddeler yüzünden durdu. Polisler kalkansızdı. Maçtan sonra Beşiktaş taraftarlarının saldırısı yüzünde hakemlerin ve bir kısım Efesli oyuncuların dakikalarca sahadan çıkamamaları sergilenen gelişmiş basketbol ile büyük bir tezat teşkil etti.

