Kaydet
a- | +A

Medya dünyasında önemli bir yeri olan televizyonun cazibesi çok etkindir!... Özellikle sansasyon ve propaganda alanında!...

TV yayıncılığı öylesine bir güçtür ki, çok yararlı bir konuyu kötü, çok faydalı bir konuyu çirkin aksettirebilir!... Çok başarılı bir spikerin çok kötü bir programı vezir, çok başarısız bir spikerin çok iyi bir programı rezil edebileceği gibi!!...

Herşey insana verilmiştir!... Bütün yetenekler, olumlu ve olumsuz bütün güçler!... İnsanoğlu etkiler ve etkilenir. Bu bir iletişim kanunudur... Doğru ya da yanlış olarak tezahür eder!... İşte televizyonun fonksiyonu da burada başlar!.. Aynı şey, izleyici için de geçerlidir!... İzler, seçer, beğenir, ya da beğenmez!... Ve kimse onu etkileyemez!... Etkilememelidir de! Hele olumsuz etkilemek, yayıncılığın en önde gelen etik bir kuralıdır!... İmkânları istismar etmek, kötüye kullanmaktan farksızdır olumsuz etkilemek!...

Vebâli büyük, hesabı zor, ceremesi ağırdır!!... Hissedene, anlayana, algılayana, sorumluya, insana?!...

Ulusal kanallar dahil, bölgesel ve yöresel olmak üzere 300 civarında TV kanalı yayın yapmakta ülkemizde!... 2000 küsur da radyo kanalı var!... Dişimizi sıksak Amerika''ya yetişeceğiz!... Malda çeşit çok, mutfakta malzeme bol, ama gerçek satıcı ve aşçı kaç adet acep?!... Malzeme ne kadar kaliteli olursa olsun, işin içine gönül girmedikten sonra kaç yazar?!... Muhabbetin eksikliği de gönül değil midir?!... Bahsettiğimiz Gönül hanım değil! Basbayağı gönül işte!!... Allah ne verdiyse misali, yemeği hazırlayıp da gönlünü, parmağını yemeğe koyup sunan kişi gibi... Öylesine sunanla, gönlünü ortaya koyanın arasındaki büyük fark gibi...