Kaydet
a- | +A

Ülkemizde toplam reklâm harcamaları "Bileşim International"in verilerine göre; 1999 yılında 2 katrilyon 130 trilyon lira olarak gerçekleşmiş, bunun 1 katrilyon 490 trilyonu, televizyonlara ilişkin reklâm harcaması olmuştur!...

Özel radyo ve televizyonların faâliyette olduğu son 10 yılda reklâm harcamalarının yazılı basından televizyonlara doğru kayması, Türkiye''nin ulusal-bölgesel-yerel medyasında etkinlik yönünden televizyonların (16 ulusal, 15 bölgesel, 229 yerel ve 53 kablolu) önde geldiğinin de kanıtıdır!...

Reklâm gelirleri payı konusunun ciddi bir araştırma ve denetim gerektirdiği ortada olup, yayıncılığın gelişimine paralel olarak, yayıncıların reklâm gelirlerinden sağladıkları kaynağı da yayıncılığın dinamiğine uygun olarak kaliteli yapımlarla, eğitim ve kültür yayınlarına yönlendirmedikleri, ciddi bir eleştiri konusu olmuştur!..

"Frekans Tahsisleri"nin, zamanında yapılamaması, devlet bütçesine önemli büyüklükteki kaynağın girmesini geciktirmiş, bir anlamda önemli ölçüde "kamu zararı" doğmuştur. Ancak bu durum yayıncı kuruluşların fiilî olarak yayıncılık faâliyetlerini sürdürmelerine engel teşkil etmemiş, kamu zararına karşılık yayıncı kuruluşların bilâkis gelirleri artmıştır!...

Sonuç olarak, TBMM, RTÜK ve Yayıncılar, kamu adına ve kamu yararına hizmet vermekle görevli ve sorumludurlar... Bu açıdan bakıldığında Reklâm verenlere ve Reklâmcılara da önemli bir rol yüklenmektedir!...

Kaynak, RTÜK Kamuoyu ve Yayın Araştırmaları Dairesi Başkanı ve Ulusal Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cengiz Özdiker''e aittir.