1999 yılının son haftasına girmiş bulunuyoruz... "Milenyum" diye tabir edilen yeni bin yıla sadece 5 gün var... Geri sayım başladı ve TV kanalları harıl harıl cumayı-cumartesiye bağlayan gece için çalışıyor. Bizim kanalların diğer yılbaşı gecelerinden pek farklı bir program uygulayacaklarını zannetmiyorum... Ancak Yılbaşı, 2000 ve "Milenyum" kavramları batı âlemi için çok farklı bir anlam taşıyor!..
Batının 2000''e çoktan ve en kaliteli bir biçimde hazırlandığı belli!.. Eğlence dünyasından bizimkiler de yararlanacak, bu da belli!.. Her ne kadar Ramazan ayı içinde de olsak, o gecenin rezervasyonları çoktan doldu, taştı!..
Ancak Türk halkının büyük bir çoğunluğu her zaman olduğu gibi o geceyi ailesiyle birlikte TV seyrederek, sahuruyla birleştirerek geçirecek. Sâde bir biçimde ve birbirlerine hayırlı bir 2000 yıl geçirme temennileriyle... En önemlisi; ülkemizde artık bir başka deprem felâketinin olmaması temennisiyle!..
Gerçi hayırlı temennileri Yüce Yaradandan dilemenin en makbûl ayı Ramazandır. Dolayısıyla Ramazanın her bir günü, bir yılbaşına bedeldir!..
Kablolu ya da çanak anteni olanlar batıdaki TV kanallarını izleme ayrıcalığına da sahip. Bu ayrıcalık, Hıristiyan âleminin dîni geleneği olan "Noel''e, Christmas''a" ne kadar samîmî ve ciddî bir biçimde hazırlandıklarını gözlemleme imkânını tanıyor...
Peki ya bizler, mübarek Ramazan ayına, özellikle TV kanallarımız aracılığıyla ne kadar hazırlanmıştık?!... Ya da önümüzdeki Ramazan bayramımıza ne kadar hazırlanacağız?!...
Bütün mesele, her toplumun değerlerine ne denli sahip olup-olmamasında!... Bütün değerler ise, yozlaşmamış kültür ve geleneklerden geçer!... Bu değerleri sahiplenip yaşatanlar ise, o toplumun "Kitle İletişim Araçları"dır!..
Hadi bakalım TV kuruluşları! 2000 yılının en kutsal gecesi, 3 Ocak Pazartesi, yani Kadir Gecesi!... 5 gün sonra da Ramazan Bayramı!.. bize özgü değerleri en kaliteli bir biçimde yansıtmak için şimdiden sıvayın kolları!!...

