Kaydet
a- | +A

Cumhuriyetin 76. yıldönümünün kutlandığı 29 Ekim Cuma akşamı ATV''d#ki "Ya Şundadır Ya Bunda" adlı yarışma programını izliyoruz... Bana kalırsa bu program hâlâ belli bir kaliteye ulaşmış değil... Birbirini çağrıştıran kelimelerden, bir başka kelimeyi; bir kavramı, bir mesleği ya da bir nesneyi bulmak suretiyle ödüller dağıtan bir yarışma programı. Kaldı ki bu yapım Amerikan formatlı... Dolayısıyla orijinaliyle karşılaştırılarak bize nasıl adapte edildiği tartışılır?!...

Bizler maâlesef bir çok nitelik ölçüsünü ve önemli değerleri gözardı ederek yola çıkıyoruz... Özellikle TV yayıncılığında biz bunu hep yapıyoruz!... Ne uğruna?... Elbette ki sadece reyting uğruna!...

Bu tür yarışma programlarımızda -Çarkıfelek dahil- hâlâ ünlüler yarışmacı... Halk ya da seyirciye ise sadece telefonla katılım sağlanabiliyor!... İşte bu, göze çarpan en büyük eksiklik, bu tip yarışma programlarında.. İster istemez akla şu sorular geliyor: Ya kendilerine güvenmiyorlar ya da halka?... Bir üçüncü kayguları ise ancak ve ancak reytingdir, başka ne olabilir ki?!...

Erhan Yazıcıoğlu''nun o gece şöyle bir kıyafetine baktım... Türk bayrağını vücuduna öyle uygunsuz bir biçimde sarmalamış ki, o yüce bayrak maâlesef ve âdetâ "Dış kapının mandalına" dönüşmüş!... Bu programda acaba, kılık-kıyafetle ilgilenen bir uzman, bir tasarımcı ya da dekor-kostümden sorumlu bir tasarımcı, bir danışman yok mudur?!...

Daha sonra; programın ilerleyen dakikalarında bir bakıyorsunuz Erhan Yazıcıoğlu''nun özellikle ceketinin içinde gene ne olduğu belli olmayan bir kıyafet var. Öyle ümit ederim ki, Erhan Yazıcıoğlu gibi tecrübeli ve birikimli bir sunucunun, bu kıyafetlerin seçiminde bir dahli yoktur!...

Yarışma arasında, ya o "Zıvanadan çıkmışçasına" danseden Hatice adlı hanıma ne demeli? Ne türde bir danstır o?!...

Bir program reyting amaçlı da olsa, baştan aşağı bütün ayrıntılarını kaliteyle bezemeli! Yoksa bir şekilde sırıtmaya mahkûm olur!!...