Kaydet
a- | +A

Basın, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçları için başlıca gelir kaynağı reklâmlardır. Özellikle televizyon aracılığıyla izlediğimiz programların arasına serpiştirilen reklâmlar, çok farklı bir üslûpla çıkarlar karşımıza. En genel ve temel anlamıyla reklâm, bir ürünün, bir olgunun ya da bir haberin insan topluluğuna duyurulmasıdır. Böylece "Ekonomik haberleşme" işlevini görür.

Özel TV kanalları birbiriyle rekabet ederek reklâm pastasından paylarını alırlar. Özel TV kanallarının 1990 yılından itibaren birer, ikişer açılmasıyla birlikte kanımca günümüzdeki reklâm pastası keke dönüştü...

* En çok izlenen program mı reklâm alır?..

* En çok izlenen yapım mutlaka reklâm alır mı?...

* Reklâmın çokluğu, bir yapımın kalitesine mi, yoksa izlenme oranına mı bağlıdır?..

İşte bu soruların cevabı bence hâlâ tartışma konusudur; özellikle ülkemizde. Ama görünen bir gerçek var ki, TV kumandasıyla "zap"ladığımızda en az iki-üç kanalda ve aynı anda reklâmlarla karşılaşırız. Biz seyirciler için "reklâm" deyince aklımıza neler geliyor?!...

* Özellikle bebeler ve çocuklar gözünü kırpmadan izliyor...

* Çocukların renkli, büyüklerin ise tüketim dünyası...

* Çayların tazelenmesi ve ihtiyaç molası...

* Yoksa kendinizi bir filme kaptırmışken, âniden karşınıza çıktığında; olur olmadık yerlerde o yapım kesildiğinde, sinirden kafayı mı yiyorsunuz?...

* Ya da bazı reklâmlardaki "Dil katliâmına" ne diyorsunuz?!...

* Reklâmsız bir dünya düşünülebilir mi?!

Konu uzar gider ama bana göre "Şapkasız" bir reklâm düşünülemez bile. En azından artık "Şapkalı

"reklâmları izleyelim!..