Onlar bıkmadı yayınlamaktan, biz bıkmıyoruz yazmaktan!... Pazar geceleri ekrana gelen, birbiriyle -temcit pilavı gibi- aynı görüntü ve haberleri ekrana getirerek kapışan "Özel Hat", "Pazar Keyfi" ve "Telekritik"ten söz ediyorum, tahmin ettiğiniz gibi...
Kendilerince işin muhtevâsı cazibe ve reyting; gerisi hiç mi hiç önemli değil!.. Çılgınca görüntüler, sınır tanımayan kendini kaybetmişlerin -denetimsiz ve otokontrolden yoksun- görüntüleri, aslı-astarı belli olmayan haberler?!... "Laf olsun torba dolsun", maksat izleyici tahrik olsun ve kafayı dağıtsın; afyon yutmuş misâli!...
Midesinin bulanmasını kim ister?!.. Olaki, paparazzi programlarının birine takılırsanız dikkât edin, ansızın mideniz bulanabilir!... Örneğin; Taksim meydanında kendini yerlere atan, yüzü-gözü kan revan içinde kendini paralayan, üstünü parçalayıp çıplak kalan bir travestinin haberi karşısında neler hissediyor-sunuz?!..
Maalesef aynı terâne pazartesi geceleri de farklı isimler altında yayınına devam ediyor TV kanallarında!... Ve düşünmemek, sormamak elde değil; izleyici gerçekten istiyor mu ve izliyor mu, bu tip programları?!... Gerçekten bu bir yayın politikası mı, yoksa, bir arz-talep meselesi midir, diye?!... Düşünmemek elde değil!..
Ve diğer niteliksiz yapımların, ısrarla yayınlanma sebebi, sırrı ve düğümü de, burada yatıyor!.. Biraz geniş düşünüp, araştırırsa insanoğlu, nice düğümleri çözebilir sağduyusuyla!!..

