Ve mayıs ayını da yarıladık. Önümüz yaz... Kimi TV kanalları yeni yayın dönemine hazırlanırken, kimileri tatile mi hazırlanıyor?!... Yoksa geçen yıl olduğu gibi, çoğu yaz uykusuna mı yatacak?!... Bunu hep birlikte göreceğiz!...
Geçen yıl, başta siyâsî ve ekonomik sebeplerden dolayı kötü bir turizm sezonu geçirdik. Turizmciler geçen yılki açığı kapatabilmek için kolları sıvamış durumda... Ulusal kanallar, yurt dışında da büyük bir potansiyel oluşturuyor. Dolayısıyla TV kanallarına da önemli sorumluluklar düşüyor...
Yeni yayın dönemine hazırlanan ya da hazırlanması gereken ulusal TV kanallarımızın turizm ağırlıklı programlara yönelmesi şart. Hangi tür program ekrana gelirse gelsin, içinde tarihimiz, kültürümüz ve doğa güzelliklerimiz yer almıyorsa bunun adı; kendimizi zaten tanımıyor ve tanıtamıyoruz demektir.
2000''li yıllarda, bundan böyle, televizyonun etkin propaganda gücünden her kesim âzamî ölçüde yararlanabilmeli!... "Yaz sezonu ölü sezondur, hadi yaz uykusuna yatalım" demek profesyonel TV yayıncılık anlayışıyla bağdaşmaz!..
Geçen yılki gibi, eften püften programlarla, bir iki belgeselle ve tekrar tekrar ekrana gelen kış görüntüleri içindeki dizilerle TV yayıncılığı olmaz!..
Birbirinden güzel çeşitli yöreler ve bölgelerimizden, canlı yayınlarla ekrana gelen çeşitli yapımlar, hem izleyiciyi, hem o yöreyi, hem de o TV kanalını diri tutar. Nitelikli ekiplerle gerçekleşen canlı yayınların bereketi ve heyecanı bir başkadır.
Hadi bakalım! Sıvayın kolları ve yaz sezonuna gönülden bir merhaba deyin!... Deyin ve uygulayın ki, sizlerden söz edelim ve yazalım!...

