Şampiyonlar Ligi''nde şanssızlıklar takımı olan G.Saray''ın Milan''ı devireceğine inanmıştım. UEFA Kupası''nda bu kez bir başka İtalyan takımı Bologna ile yapacağı maçta da başarılı olacağına inanıyor; bunu üzerine basa basa söylüyorum.
Arif''in sakatlığı, Okan''ın cezalı oluşu, G.Saray''ı inandığı yoldan kolay kolay çeviremez. G.Saray kazandığı tecrübesi ile Türk futboluna çok şeyler vermiş, futbolumuzun üstündeki eziklik perdesini kaldırmıştır. Nitekim Milli Takımımız''ın Avrupa Şampiyonası finallerine, söke söke katılmasında bu havanın azımsanmayacak payını kimse inkâr edemez.
G.Saray, Türkiye içinde rakiplerinden çok daha değişik ve etkili oyun yapısı ile tartışılmaz üstünlüğü, son üç yıla şampiyonluk ambargosunu koyarak kanıtlamadı mı? Bana göre, Şampiyonlar Ligi''nde aynı başarının yakalanamamasında, Avrupa takımlarının bütçesi yanında G.Saray''ın minik kalan, bütçenin önemli rol oynadığını gözardı edemeyiz.
Bir spor yazarı olarak Fatih Terim''e inanıyorum. Çünkü o kendini mesleğine ve G.Saray''a adamış bir futbol fenomenidir. Terim, müthiş hırslıdır; yenilgiyi asla kabul etmez. Rakibi bir futbol devi de olsa, elindeki malzeme ile onunla nasıl başa çıkacağının delice planlarını yapar. Buna inandığı zaman da müthiş motivasyon gücü ile tüm oyuncularını bu havaya sokar.
Hakan Şükür bugün Avrupa''nın sayılı golcülerinden biri olarak adından söz ettiriyorsa, onu golsüz günlerinde inatla takıma koyan Fatih Terim''in payını kim inkâr edebilir?.. Ayağı kırılarak yokluk çukuruna düşen Okan''ın yeniden doğuşunda, Emre gibi genç bir yıldızın Avrupa futbol borsasında değer kazanmasında, Fatih Akyel''in ortaya çıkarılmasında, Terim''in futbol zekâsının payı çoktur.
Şimdi İtalya''nın büyük takımlarından Bologna önünde Fatih Terim ve G.Saray kendini kanıtlama sınavındadır. Bu karşılaşmada sarı-kırmızılı takım, inanıyorum ki başarılı olacak. Çünkü, artık G.Saray bir Avrupa markasıdır ve Bologna önünde bu tescil edilecektir.

