Türkiye'de gazetecilik tam bir kör dövüşüne döndü. Kimse hakikatin peşinde değil.
Yılların gazetecileri, "siyasetçileri koruma ve kollama inzibatı"na dönüşmüş vaziyette.
Geçen hafta bu kakofoninin çarpıcı bir örneğini yaşadık. Ben de gerçekleri ararken abukluğun parçası oldum!
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Selen Görgüzel, ifadeleriyle "İmamoğlu'nun âlem uçağı" tartışmalarının fitilini ateşledi.
Görgüzel, Ekrem İmamoğlu'nun gizli ortağı olduğu öne sürülen hafriyatçı Murat Gülibrahimoğlu ile en yakın adamlarından Fatih Keleş'in özel uçaklarda kadınlarla âlem yaptığını, kumar oynayıp, uyuşturucu aldığını söyledi. "İmamoğlu'nun özel jeti olduğunu bilseydim binmezdim" dedi.
Sonra aynı operasyonda gözaltına alınan fenomen Rabia Karaca'nın ifadesi ortaya çıktı.
Uçaktaki âlemlerle ilgili daha fazlasını anlatan Karaca, voleybolcu Derya Çayırgan'ın Ekrem İmamoğlu’nun sevgilisi olduğunu söyledi. Hafriyat kralı Murat Gülibrahimoğlu ile uçaktaki özel odada birliktelik yaşadığını itiraf etti.
Karaca, bir soruya cevap verirken uçağın TC-VED kuyruk numaralı özel jet olduğunu anlattı.
Görgüzel ve Karaca'nın ifadeleri bomba etkisi yaptı.
Hükûmet medyasında özel uçağa "Manukyan'ın evi" benzetmesi yapanlar, "Hayalet uçak" diyenler, "Kent kerhanesi" manşetini atanlar oldu. Haberlerde "fantezi jeti"nin İmamoğlu'na ait olduğu belirtildi.
Haber toplantımızda TC-VED numaralı uçağın sahibini merak ettik. Jetin Ziver Holding'e ait olduğunu belirledik. Holdingin sahibi Veysel Demirci'ye ulaştım. "O uçak sizin mi?" diye sordum. "Evet" dedi. Jetin o dönem kendisine ait olduğunu ama daha sonra sattığını söyledi. Üstüne basa basa "İmamoğlu'na ve CHP'ye uçak kiralamadım, bu mümkün değil" dedi. Kendisini "koyu bir Reisçi" diye nitelendirdi. O uçakta özel bölme bulunmadığını ifade etti. Kendilerinin uçağı, aracı şirketlere kiraladığını, o şirketlerin kime verdiğini bilemeyeceğini kaydetti. Ama söz konusu seferle ilgili savcılıkta verilen ifadelerin ardından araştırma yaptığını da söyledi. Gülibrahimoğlu'na kiralandığı söylenen seferin 30 Ekim 2022 tarihinde gerçekleştiğini belirtti. Hatta faturasını gösterdi.
Demirci'nin açıklamasını eğip bükmeden, çarpıtmadan, niyet okumadan olduğu gibi yayınladık.
Kıyamet koptu! CHP medyası haberimizi aldı. Kimileri bırakın kaynak göstermeyi kendilerininmiş gibi yayınladı.
Gazete Pencere bizden apardı, T24 onlardan aldı. Sözcü'sü, HalkTV'si derken kar topu gibi yayıldı...
Hükûmet medyasındaki "İmamoğlu'nun uçağı" haberlerinin yerini bu sefer CHP medyasında "AKP'linin uçağı" haberleri aldı. CHP medyası "Sahibi AKP'li, İmamoğlu'nun jeti iddiası boşa düştü" diye yazdı. Veysel Demirci'nin haberimizdeki "Koyu Reisçiyim" sözü başlıklara çekildi. Böylece ayyuka çıkan rezalet, alakasız biçimde AK Parti ile ilişkilendirilmeye çalışıldı. Haberler, hakikati arama değil, işinde gücünde bir iş adamı üzerinden suç bastırma operasyonuna dönüştü. Böylece İmamoğlu'nun adamlarıyla ilgili skandal iddiaların üstü çarpıtılarak ve sulandırılarak örtülmeye çalışıldı.
Öte yandan bizim mahallede bazı yazarlar da işin kurgu olduğunu, Sözcü'dekilerin iş adamına 'jet benim' dedirttiğini öne sürdü...
Ne yorum yapacağımı bilemedim. Oysa hiç alakası yok. Gazetecilik refleksiyle adama telefon açıp soran benim!
Ekrem İmamoğlu'nun birçok defa uçak kiraladığı biliniyor. Bonair Havacılık, Vizyon Havacılık, Söz Jet Havacılık, Genel Havacılık, İmamoğlu’nun uçak kiraladığı şirketler arasında.
Bu şirketlerden Murat Gülibrahimoğlu'nun da uçak kiralamış olma ihtimali yüksek. Nitekim iş adamı Sarp Yalçınkaya, İmamoğlu'nun yakın adamlarının (Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz) özel uçaklarla yurt dışına para kaçırdığını söylemişti. Özel şoför Servet Yıldırım da Gülibrahimoğlu'nun KKTC'ye özel uçakla kumar oynamaya gittiğini itiraf etmişti.
Yani fuhuş yapılan uçağın Veysel Demirci'nin uçağı olmadığı görülüyor. Ama uçak KKTC'ye kumar âlemine gidişte kullanılmış. Zira Rabia Karaca'nın sosyal medya paylaşımlarındaki görüntü ile TC-VED uçağı uyuşuyor. Bu da esasında sahibini bağlamıyor. Adamın uçağın içindekini denetleyecek hâli yok!
Hasılı, o uçağın hikâyesi gazetecilikteki irtifa kaybını tek başına anlatmaya yetiyor.
Yükselen gücün göstergesi
* Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yılı değerlendirdiği basın toplantısını izlediniz mi? Yine göz doldurucuydu. Bir salon dolusu yerli ve yabancı gazeteci soru sormak için yarıştı. Çok net görüyoruz: Bu toplantılar Türkiye'nin yükselen gücünün önemli işaretlerinden biri.
* Kuzey Irak merkezli Şems Televizyonu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı röportajı oyunları ortaya çıkacağı için yayınlamadı. Röportajın tam metnini buldum. Şara, Kürtlerin bütün argümanlarını paramparça etmiş. Son yıllardaki en iyi röportajlardan biriymiş.
* Özgür Özel kanal kuruyormuş. Adana merkezli Koza TV, ulusal yayına başlayacakmış. CHP Milletvekili Orhan Sümer’e ait kanal HalkTV'ye alternatif olacakmış. Kadroda Sözcü'den ayrılanlar yer alacakmış. Şimdiye kadar ne kanallar yediler, merak etmeyin Koza'yı da yerler.

