Kaydet
a- | +A

Caddenin sonundaki pastahaneye girip en dipteki masalardan birine oturdular. Basit, üçüncü sınıf bir semt pastahanesiydi burası. Küçücüktü zaten. Dip tarafta üç tane küçük masa vardı. İçerisi hamur kokuyordu. Yanlarına gelen on beş yaşlarında, bıyıkları daha yeni terlemeye başlamış garsona çay ısmarladı Selim. Esin''in yüzü sapsarıydı ve dudakları titriyordu: - Ne oldu Esin? Çok kötüsün! - Evdekilerle kavga ettim. Annemle... Beni deli edecekler... Genç adam gelen çayların şekerlerini koyup karıştırdı. Uzattı genç kıza: - Al şunu iç de yavaş yavaş anlat bakalım, mesele ne? Esin bir yudum aldı onun uzattığı bardaktan. Arkasına yaslandı ve yeşil gözlerini genç adamın yüzüne dikti: - Beni evlendirmek istiyorlar! Selim az kalsın boğuluyordu. Ağzındaki yudumu güçlükle yuttu. Yüzünün şekli değişmiş, gözlerinin önünü bir bulut kaplamıştı sanki. Yutkundu: - Nasıl yani? - Bayağı işte. Erol Sönmez''in oğluyla evlenmemi istiyorlar. Selim bu kadarına dayanabilecek gücü nereden bulduğuna kendi de şaşırdı. Kekeledi: - Erol... Erol Sönmez mi? Şu, hani, şu meşhur... Başını salladı genç kız: - Evet, o meşhur Erol Sönmez. Onun oğlu var Onur! Yapıştı bana, bırakmıyor, geçen gün Amerika''dan dönüşü nedeniyle bir davet verilmişti. Seninle tanıştığımız gün. Orada geldi yanıma, evlenme teklif etti, kibarca düşünmediğimi söyledim, reddettim. Dün anneme gelmiş yeniden, ağlamış sızlamış, anneme kalsa bundan iyi kısmet bulamazmışım. Beni deli ediyorlar.

Selim taş gibi kalmıştı. Söyleyecek şey bulamıyordu ki yardımcı olabilsin. Öylece dinliyordu sadece. Esin anlattı olanları. Sonunda ağlamaklı bir sesle devam etti: - Beni kaybedecekler böyle yaparlarsa.

- Saçmalama canım... Nedenmiş o! - Öyle ya Selim! Ben yüreğimin istediği, yaşayabileceğime inandığım bir insanla hayatımı birleştirmek isterim. Onların seçtiği biriyle değil. Beni zorluyorlar. Selim güçlükle konuştu: - Belki çok önemli bir aile olduğu içindir, çok zengin oldukları için... Sözlerini bitiremedi. Esin bir panter gibi atıldı lafının ortasında: - Sen de onlar gibi konuşma karşımda. Yüz bin kere söyledim. Benim için insan olmak önemli diye. Benim kalbim bakarsın beş kuruşu olmayan bir insana akar. Yüreğimin sesini dinlerim ben. Bu hayatı ben yaşayacağım eşim olacak kişiyle. Benim için ölçüler bunlar değil Selim. Para değil, asalet değil, kariyer değil. İnsanlık benim ölçüm anladın mı? Genç adam tutulmuştu. Başını salladı. İçindeki sevinç bu tatsız zamanda belli olacak diye korkudan nefes bile almaya çekiniyordu adeta.

- Sinirlenme, ben biliyorum ama annenler öyle düşünüyor olabilirler... - Hiç önemli değil. Hem de hiç! Güldü bu sözlerden sonra kendi kendine. Devam etti açıklamak için: - Hayatımda biri var dedim. Şimdi onu merak ediyorlar. Çılgına döndü annem bunu duyunca. Selim durakladı. Soru dolu gözlerle baktı genç kıza. Esin ciddileşmiş, yeşil gözlerini genç adam dikmişti. Usulca fısıldadı: - Seninle dertleşmek istedim. Kızmadın değil mi? ¥ DEVAMI YARIN