Aylin''in kurtarma çalışması devam ettiği müddetçe yanından ayrılmadığı kadın, kocasının enkaz altından çıktığını gördüğü anda yıldırım gibi fırlamıştı. İki küçük kızları vardı. Atıldı kollarından ve bacaklarından yakalanıp yolun öteki tarafına taşınan hayat arkadaşına doğru: - Halil! Halil''im... Çok şükür, iyisin değil mi? Yaralı adam ağlıyordu. Karısını görünce boğuk bir sesle haykırdı: - Kızlarım, çocuklarım nerede? Aylin hemen müdahale etti: - Burada kardeşim, hepsi iyiler, meraklanma... Bu güzel haberi alan yaralı adam bıraktı kendini. Gözlerini kapattı. Saatler süren bir çabalama sonuç vermişti. Öte tarafta etraftaki halk Hakan''ın sırtını sıvazlıyor, tebrik ediyordu: - Sağ olasın aslan... - Aferin arkadaş... Hayatını kurtardın adamın... - Bravo... Helal olsun! Hakan yorgun hissediyordu kendisini. Neredeyse altı saattir sırtüstü bir vaziyette yatıyordu. Bütün eklemleri ağrıyor, kasları çekiliyordu. Eliyle yüzünü sıvazladı. Kapkara olmuştu suratı. O sırada Aylin yaklaştı yanına. Gülümsüyor, sevgi dolu gözlerle bakıyordu genç adamın yüzüne: - Tebrik ederim seni... Bir hayat kurtardın... Gülümsedi Hakan, mütevazı bir tavırla eğdi başını: - Benim yerimde kim olsa yapardı... Nasıl durumu? Güldü genç kız kafasını sallarken: - Gayet iyi. Seni görmek istiyor. Ambulans bekleniyor. Gidecek hastahaneye. Biliyor musun iki kızı var. Karısı da kızları da sağ kurtulmuş. Bir aileyi kurtardın, bir kişiyi değil... Yaralının bulunduğu tarafa doğru yürüdüler. Zor adım atıyordu Hakan. Kenarda battaniyenin içinde yatan adama doğru eğildi: - Geçmiş olsun kardeş... Güçlü bir insanmışsın. Yardımcı olmasaydın başaramazdık... Adam zor konuşuyordu ama bakışları minnet doluydu. Güçlükle elini kaldırdı, uzattı Hakan''a doğru: - Sensin değil mi dostum? Beni kurtaran sensin. Sesini tanıdım. Hayatımın sonuna kadar unutmayacağım sesini. Sağ ol! Gülümsedi genç adam. Bir şey söyleyemeyecek kadar duygulanmıştı. Gözleri dolu dolu oldu. Hemen adamın yanı başında duran kadına döndü: - Geçmiş olsun abla! Kadın ellerine atıldı Hakan''ın. Delikanlı atik davranmasaydı kadın istediğini yapacak, genç adamın toz toprak içindeki ellerini yakalayıp öpecekti. Küçük kızları kucaklayıp sevdi Hakan. Sonra eğildi yaralı adama: - Allah bundan sonrasında yardımcın olsun birader. Esas enkaz bundan sonrası aslında. Hoşça kal! Yavaşça uzaklaştı yaralının yanından. Tam bu sırada ambulansın kulakları sağır eden sirenleri duyulmaya başlamıştı bile. Aylin onun yanına yaklaştı.
- Eve gidelim Hakan. Biraz dinlenmelisin. Sonra yine yardım ederiz. Yorgun halde bir işe yaramaz, engel olursun daha çok. Genç adam tam cevap verecekti ki bir ses duydu arkasında. Hızla döndü. Taşların üzerinde durmuş ona bakıyordu Sarıbaş!
- Sarıbaş, oğlum... Sen ha! Koştu hemen köpeğin yanına. Kuyruğunu sevinçle salladı hayvan. Gözleri parlıyordu. Aylin gülerek bakıyordu bu manzaraya. - İşte bu da senin kurtarıcın... Hoş geldin Sarıbaş! DEVAMI YARIN

