Kaydet
a- | +A

İskender bey ofisinde, masasının başında oturmuş, önemli telefon görüşmelerinden birini yapıyordu. Gül kurusu ve siyah rengin hakim olduğu bürosu son derece modern bir tarzda döşenmişti. Siyah renkli çelik konstrüksiyondan yapılmış mobilyalar gül kurusu kadife gibi tüylü halının üzerinde o kadar sıcak bir görüntü sergiliyordu ki, insan kendisini bir bürodan daha farklı bir ortamda sanıyordu. Duvarda modern Türk ressamlarından birisinin orijinal tablosu asılıydı. Birkaç sene önce sergiden satın almıştı İskender bey bu tabloyu neredeyse servet sayılabilecek bir paraya. Ofisin sağ tarafında ise altı kişilik bir toplantı masası bulunuyordu. Karşı duvar boydan boya kütüphane kaplıydı ve belki yüzlerce ciltli kitap vardı raflarda. İskender Gülhan telefon görüşmesini bitirir bitirmez sekreteri diyafonu çaldırdı. Hemen düğmeye bastı adam: - Efendim Serpil hanım? - Beyefendi, Erol Sönmez bey geldiler... Telaşlandı. Yerinden fırlarken bağırdı diyafonun hoparlörüne doğru: - Alın hemen, hemen alın içeri. Kapıya zor attı kendini. Beklemeden açtı, neredeyse yerlere kadar eğilerek abartılı bir merasim sergilemeye başlamıştı: - Oooo, bu ne hoş sürpriz beyefendi, sizi burada görmek büyük bahtiyarlık, şeref verdiniz efendim. İçeri girerken sekreterine döndü: - Kimseyi içeri alma kızım, hemen bize kahve getirin.

Kapıyı kapatarak iltifatlarını sürdürmeye devam etti: - Şöyle buyurun beyefendi, rica ederim rahat edin...

Erol Sönmez iri gövdesini külçe gibi bırakıverdi koltuğun üzerine. İskender bey bu önemli misafirinden heyecanlanmış, yüzü kızarmıştı. Karşısındaki koltuğa geçti adamın. - Şeref verdiniz beyefendi, neye borçluyum bu ziyareti? Kırmızı, geniş yüzlü adam Onur''a benziyordu. Kalın ve tok sesiyle cevap verdi: - Bir uğrayayım dedim. Nasılsınız? - Sağlığınıza duacıyım beyefendi. Adam gözlerini ofiste dolaştırdı: - Bayağı güzel bir yermiş büronuz. Daha önce de ziyaret etmek istedim ama kısmet bu güneymiş... - Çok memnun oldum efendim. Bu sırada sekreter kız kahveleri getirmişti. Servis yapılana kadar konuşmadılar. Kapı kapanıp sekreter dışarı çıktıktan sonra gürültülü bir şekilde bir yudum içti Erol Sönmez kahvesinden. -c irkildi. Bu kadar önemli bir insana olumsuz şeyler söylemek istemiyordu. Dişlerini sıktı: - Neler olup bittiğini ben de bilmiyorum beyefendi. - Bizim Onur... Kerimeniz hanımefendiyle hayatını birleştirmek istiyor. Biz baba olarak bu konuyu bir resmiyete bağlayalım istedim. Galiba bizim hanım da hanımefendiyle görüşmüş.

Tok bir kahkaha attı: - Dünür olalım İskender bey! Gücümüzü birleştiririz. Hepimiz için iyi olur.

Bir kahkaha daha attı: - Hah, hah, hah, modern devirde kız istemek böyle oluyor artık, malum, biz de çağa uyduk.

İskender Gülhan yutkundu. Gülmeye çalıştı. Fısıldadı korkarak: - İnşallah efendim, inşallah! DEVAMI YARIN