Esin elindeki ordövr tabağını ortada dolaşan hizmetçiye uzattı gülümseyerek: - Teşekkür ederim. Kola bardağından bir yudum daha aldı. Onur yanı başındaydı her zaman olduğu gibi. Hafifçe eğildi genç kıza doğru: - Seninle ciddi bir şey konuşmak istiyorum Esin, müsait misin? Hayret etmiş gibi gözlerini açtı. Aslında az çok konunun ne olduğunu fark edebiliyordu: - Hayrola Onur? Bir şey mi var? Genç adam ciddi bir tavır takındı. Esin gülmemek için zor tuttu kendisini. Delikanlının gömleği boğazını kesmişti adeta. Boynunun etleri gömleğin yakasından taşmıştı. - Evet, hayati bir konu. Biraz bahçeye çıkalım istersen. Başını eğdi genç kız sakin bir şekilde. Önden yürümeye başladı. Az sonra muhteşem köşkün güllerle dolu bahçesindeydiler. Ortada bulunan fıskiyeli havuzun yanındaki banklara oturdular. Kendinden emin bir şekilde genç adam döndü: - Anlat bakalım, neymiş? Yutkundu Onur. Eliyle alnında biriken terleri sildi. Derin bir nefes aldı: - Şey... Biliyorsun, okulum bitti artık. İşim de hazır. Babamın holdinginin başına geçeceğim. Şu anda zaten yönetim kurulu başkan yardımcısıyım. Askerliğimi kısa dönem yapacağım. Paralı olarak. Bir ay kadar sürecek. Ondan sonra sıra başka şeye gelecek. Esin hiç konuşmadan dikkatle dinliyordu. Tekrar yutkundu Onur. Daha da alçak bir sesle devam etti: - Sonrası sıra yuva kurmaya gelecek. Ben...
Gözlerini yere eğdi. Duyulur duyulmaz bir sesle fısıldadı: - Ben seninle evlenmek istiyorum. Kabul eder misin? Esin hiç şaşırmadı bu teklife. Hafif bir tebessüm belirdi dudaklarında. Cevap vermedi. Onur biraz bekledikten sonra tekrarladı: - Konuşmuyorsun! - Ne diyebilirim ki. Ben henüz okuyorum ve evlenmeyi hiç düşünmüyorum. Kendi kafamda hayatımla ilgili ideallerim var.
Onur atıldı heyecanla: - Ben senin ideallerine karışmam Esin. Yeter ki evet de bana. İstersen arzularına kavuşana kadar beklerim. Esin ciddileşmişti. Yeşil gözlerini genç adama çevirdi: - Böyle bir karar için henüz erken Onur. Bu seçimin için teşekkür ederim. Seni severim, bilirsin. Ama...
Delikanlının gözlerinden bir bulut geçti: - Başka biri mi var yoksa? Bu soru sinirlendirdi Esin''i. Biraz sert bir sesle cevap verdi: - Bu seni hiç ilgilendirmez. Olabilir de... Birden aklına Selim geldi. Bu hatırlamaya kendisi de şaşırmıştı. İçinden: - Ne oluyor bana böyle, daha bugün gördüğüm bir gencin böyle ciddi bir konuda aklıma gelmesini engelleyemiyorum... diye düşündü. Toparlandı: - Kusura bakma. Bu teklifi şu anda hiç yapmamış ol. En son istediğim şey senin kırılmandır.
Genç adam üzgün ve yıkılmış bir ses tonuyla mırıldandı: - Ümidimi muhafaza edebilir miyim? Esin ayağa kalktı. Gülerek baktı ona: - Bana kalırsa vazgeç. Seni üzmek istemediğimi söylemiştim... DEVAMI YARIN

