Kaydet
a- | +A

Esin, Selim gittikten sonra tek odası olan evden başka her türlü ismin verilebileceği harap gecekonduyu dip köşe temizlemeye koyulmuştu. Bu güne kadar yaşadığı şaşaalı hayatın ardından böyle bir ortama kendi arzusuyla gelmesi şaşkınlıkla karşılanacak bir şeydi. Bir elinin yağda, bir elinin balda olduğu, ağzından daha çıkmadan her türlü isteğinin eksiksiz yerine getirildiği bir hayatın ardından böyle bir hayata merhaba diyebilmek, hele hele bunu isteyerek yapmak herkesin harcı değildi. Selim''in derme çatma evinin her yeri pırıl pırıldı aslında. Yine genç kadın yatakları silkeledi, yerleri sildi deterjanlı suyla, perdeleri kırmızı, bir kenarı yamrulmuş, plastik leğende yıkadı, kurumaları için arka tarafa astı. Sıra mutfağa geldiği sırada kapı açıldı. Önce irkildi Esin. Başını uzattı. Gelen Selim''di. Şaşkınlıkla bağırdı:

- Aaa, sen neden geldin?

Acı dolu bir gülümsemeyle baktı karısının yüzüne genç adam. Omuzlarını silkti. Tevekkül etmiş bir halde:

- İşten ayrıldım... diyerek odaya geçti. Esin şaşkın bir tavırla peşinden gitti.

- Anlamadım, ne yaptın?

- İşten ayrıldım, daha doğrusu usta beni çıkarttı işten.

Genç kadın bir bacağı kısa, tahta masaya dayanarak yanı başındaki sandalyeye çöktü:

- Ama, ama neden Selim? Neden?

Selim mırıldanır gibi konuştu:

- Baban gelmiş, para vermiş ustaya. Çeki gördüm. Sanıyorum karşılığında benim işten çıkarılmamı istemiş.

Gözleri kısıldı Esin''in. Öfke doluydu bakışları. Yumruklarını sıktı, dişlerinin arasından haykırdı:

- Bu kadar zalim olamaz... Olamaz!

Selim başını kaldırdı. Karısını sakinleştirmek için yumuşak bir sesle devam etti:

- O kendi yöntemleriyle mücadele edecek Esin. Bu çok doğal... Bu mücadeleyi yapacak. Beklemiyor muyduk sanki...

- Ama bu insafsızlık... Bu kadar... Bu kadar...

Onun sözlerini tamamlamasına izin vermedi Selim. Ayağa kalkıp karısının yanına geldi, onun başını okşadı ve gülümseyerek konuştu:

- Merak etme, ben açıkta kalmam... Bir iş bulurum hemen. Birkaç kuruşumuz var bu arada bizi idare edecek. Olmadı, bir yolu bulunur herhalde. Sıkma canını... Şimdi çıkıp bir dolanayım bakalım. Bir şeyler bulurum belki...

Esin neredeyse yanağına düşmek üzere olan yaşları elinin tersiyle silerek güldü, başını kocasının göğsüne yasladı:

- Tamam canım, üzülmüyorum artık. Üstesinden geliriz nasıl olsa....

Selim gittikten sonra mutfağı falan temizlemeyi bırakarak yıldırım gibi giyindi. Çantasını kaptığı gibi fırladı dışarıya. Cebindeki parayı düşünerek otobüs durağına geldi. Az sonra Gülhan Holding''in merdivenlerini çıkıyordu öfkeyle. Koridorlardan şimşek gibi geçerek babasının ofisinin bulunduğu yere geldi. Kapıyı vurmaya bile gerek görmeden açtı. Sekreter kız kendisini görünce onun telaşından şaşırmış, ama belli etmemeye çalışan garip bir yüz ifadesi ile gülümsedi:

- Hoş geldiniz Esin hanım, buyurun...

- İçeride mi? Babam içeride mi?

- Bir toplantısı var Esin Hanım. İdari koordinatörlerle toplantıda şu anda. Ben bildireyim isterseniz!

Esin beklemeden ofisin ana kapısına atıldı:

- İstemez, ben kendim girerim.

Hızla açtı kapıyı. Gerçekten girişin sol tarafındaki toplantı masasında üç tane adam ve İskender bey bir sürü dosyanın içine gömülmüş bir halde sıralanmışlardı. Herkes heyecanla kaldırdı kafasını içeri hızla girenin kim olduğunu anlamak için.

- Lütfen beyleri dışarı çıkartın, konuşalım baba!

DEVAMI YARIN