Kaydet
a- | +A

Perihan hanım hayretle büyüyen gözlerini Oktay''a dikmiş, bir eliyle gırtlağından fırlayacak feryadı bastırmak amacıyla ağzına kapatmış öylece bakıyordu. Genç adam usulca mırıldandı: - Ben geldim... her şey için özür dilerim. Size haksızlık yaptım. Koşarak atıldı boynuna yaşlı kadın. Sıkı sıkı sarıldı oğluna.

- Yavrum benim, canım oğlum, hepsi geçti. Sen iyisin ya? Başını salladı genç adam. Ağlamaklı bir sesle fısıldadı: - Gidip onu gördüm. Beni istemedi.

İrkildi Perihan hanım. Hayretle bağırdı: - İstemedi mi? - Evet, istemedi. Geri dön beni bırak dedi. Oraların insanıymış o!.. Bensiz bir hayatı yaşamaya alıştırmış kendini.

Perihan hanım Kezban''ın düşüncelerini hemen anlayacak kadar hayat üniversitesinde okumuş bir kadındı. Oğlunun ellerini bırakmadan oturdu koltuklardan birine. Küçük bir çocuk gibiydi Oktay. Başını yaşlı kadının omzuna dayadı, günlerdir içinde sakladığı ıstırabı başıboş bırakıverdi. Hıçkırıklar sarsıyordu omuzlarını. Doğan bey de inmişti aşağıya. Salondan gelen seslere bir anlam vermeye çalışarak girdi içeriye. O da sevinçle karışık bir şaşkınlık yaşadı Oktay''ı görünce. Yanlarına geldi, şefkatle okşadı oğlunun başını. Teselliye çalıştı: - Üzülme oğlum. Kezban iyi bir kadındır. Çok acı çektiği muhakkak. Ama ne yaptıysa senin için yaptı.

- Beni istemedi baba! Sanki öz annem değilmiş gibi... Hiçbir şey söylemediler. Perihan hanım ayağa kalktı şefkatle oğlunun ellerini bırakarak. - Toparlan bir tanem... Daha çok yeni yaşadıkların. Acı çekeceksin muhakkak. Ama her şey düzelir oğlum. Oktay acı dolu gözlerle süzdü onları: - Size de azap çektirdim. Üzdüm. Beni affedin ne olur... İkisi birlikte sarıldılar delikanlının boynuna. Dakikalarca öyle kaldılar... * * * İclal merakla eğildi genç adama doğru: - Şimdi rahatladın mı? Boş gözlerle baktı genç kıza Oktay. - Bunun adı rahatlamaksa... Gülümsedi genç kız. Başını geriye attı, saçlarını düzeltti: - İstediğini yaptın. Ona kızma. Düşün bir kere, orada kalsan hayatın, istikbalin bitecek. O kadıncağızın ömrünü verdiği, uğruna yaptığı bütün fedakarlıklar bir anda yok olacak. Karşılığı bomboş bir şey! Bence yapması gerekeni yapmış... İsyankar bir tavırla baktı Oktay: - Benimle gelebilirdi... Benimle birlikte yaşayabilirdi... Kafasını iki yana salladı genç kız: - Olmazdı Oktay. Tek taraflı düşünüyorsun... Mutlaka bir annedir, evladının yanında olmak ister ama daha her şey yarım... Bir çay bahçesindeydiler. Sabah kahvaltı ettikten sonra aramıştı İclal''i. Genç kız hemen koşup gelmişti. Olanları konuşuyor, değerlendirmeye çalışıyorlardı. Yutkundu genç adam: - Benim kim olduğumu biliyorsun artık. Doğan beyin oğlu değilim. Anam köylü bir kadın. Babamsa bir kaçakçı İclal güldü: - Eee, ne olmuş yani?

Oktay suçlu gibi eğdi başını. Mırıldandı yavaşça: - Bütün bunları bile bile evlenir misin benimle? DEVAMI YARIN