Bir Ağca''mız eksikti, o da geldi! Ayağının tozuyla çıkarıldığı mahkemede: Ben Abdi İpekçi''nin katili değilim. Senaryoda sadece katil rolünü oynayan bir aktörüm. İpekçi cinayetinin tüm sırları Bekir Çelenk''in ölümüyle kayboldu gitti, diyerek bilinen şovlarına devam etti. Ağca için bizdeki fukara ve şartlanmış beyinlerin ürettikleri senaryolar, hep yazılıp çizilmesine rağmen, bunlardan hiçbirisi İtalyan savcının iddianamesinde yer almadı. O İtalya ki, başlattığı (Temiz Eller Operasyonu) ile kendi ülkesinde Başbakanını ve Bakanlarını yargılayıp mahkum etti.
Böyle bir İtalya, Ağca ile 20 sene uğraştı; hakkında 20 bin sayfalık iddianame hazırlayan savcı Marini''nin son itirafı: ''Ağca deli mi, megaloman mı, yalancı mı?'' sorusunu ''Son söylediğiniz: O usta bir yalancı. Çok kurnaz. Her olayı kendisine çevirmeyi çok iyi biliyor. Fatıma''nın üç mucizesi! (Doğrusu, Fatima yalanıdır) olayını bile kendisi için kullandı'' şeklinde oldu. Ağca''nın bu denli ketumluğu, devamlı hedef saptırarak şov yapması, yığınla senaryoyu beraberinde getirmiş ancak; bunlardan hiçbirisi hukuki bir delil teşkil edememiştir. Çünkü, hepsi de ispattan yoksundu.
Ağca, liseli senelerinde MHP sempatizanıydı. MHP düşmanları onun, bu gençlik halini kullanarak, bütün bu cinayetlerin arkasında Ülkücü teşkilatların olduğunu ileri sürdüler. Hatta, daha da ileri giderek; Ağca''yı derin devletin taşeronu olarak gösterdiler. Papa suikastinde ise, ister istemez Rus-Bulgar işbirliği arandı! Evet; Papa Polonya kökenli idi, ancak; Polonya''da Walessa, işçileri ayaklandırmış Komünist sistemin bu odak ülkesini, temellerinden sarsıyordu. Polonya kökenli Papa''nın öldürülmesi, Walessa ve yandaşlarının ekmeğine yağ sürecekti. Rusya''nın buna evet diyebilmesi için aklını peynir ekmekle yemesi gerekirdi
O zaman, birileri sol gösterip sağ vuruyordu! Bu birilerini, öyle uzun boylu araştırmaya ve aramaya gerek var mı bilmiyoruz. Zaten, araştırsan da bulabileceğini mi sanıyorsun? Şimdi herkes, kendi meşrebine göre, Ağca''nın konuşmasına odaklanmış; ahkâm kesmeye devam ediyor. Bir kere, o enayi mi suçunu itiraf etsin?
Konuşmasına gelince; 20 sene İtalya uğraştı konuşturamadı, bir 20 sene de biz mi uğraşalım? Hem, konuşsa da ne çıkar? Neyi, ne kadar biliyor ki Ağca?
Uluslararası terör olaylarında, tetikçilerin bilgisi nedir ki? Dedik ya, herkes kendi meşrebine göre ahkâm kesiyor.. Ağca''yı MHP ile ilişkilendiren bir kısım zevat, onun, çıkarılacak af kanunundan istisna edilmesini istiyor!
30 bin kişinin katilinin idamı konusunda sus-pus olan bu şom ağızlar, söz konusu Ağca olduğunda, hukukçuluklarını rafa kaldırarak, birden cellat kesiliveriyorlar. Vaktiyle Terörle Mücadele Kanunu''nda değişiklik yaptı ve bundan, Ağca da yararlandı diye merhum Özal''a ateş püskürüyorlar. Yani, benim katilim iyi demeğe getiriyorlar.
İşte, Türkiye ne çektiyse, bu iflah olmaz kafalardan çekti; bu çifte standarttan... Biz, olaylara, hep kendi ideolojik açımızdan baktığımız ve benim katilim iyidir demeğe getirdiğimiz müddetçe, o birilerinin borusu ötmeye devam edecektir. Biz de, içimizdeki ve dışımızdaki o birilerini aramakla ömür tüketeceğiz! 30 bin kişinin katilini, İtalya bütün ısrarlarımıza rağmen vermedi de, şimdi ne oldu ki, Ağca, aniden affediliyor ve daha biz istemeden apar topar Türkiye''ye gönderiliyor! Üstelik Ağca, Türkiye''ye gelişinden dolayı, neredeyse sevinçten uçuyor!

