Avrupalı, kendine göre elbette adamdır; hatta bütün dünyaya karşı da bal gibi adamdır. Ama, gelin görün ki, Avrupalı Türk''e karşı, dün olduğu gibi bugün de adam olmamıştır, olamamıştır. Yarın olacağı da pek şüphelidir.
Bu, neden böyledir diye öyle derinden düşünmeye gerek yoktur. Kuyruk acısından dolayı, Türk''e karşı adam olmamayı akıllarına koymuşlar bir kere. Şu hususu açık seçik orta yere koymakta fayda var: Biz Türklerin, başta Yunan halkı olmak üzere, Avrupa kıtasında bulunan devletlerin halklarından hiçbir alıp veremediğimiz yoktur. Onların da bizden. Ama; iş, siyasete döndüğünde yani, devletlerarası politikalar söz konusu olduğunda durum, tamamen farklılaşıyor. O Avrupa gidiyor, başka bir Avrupa çıkıyor karşımıza! 05.09.2000 tarihinde Avrupa Parlamentosu''nun almış olduğu kararda bir kez daha gördük ki; bu Avrupalının derdi, ne Türkiye''nin AB''ye girmesi ve ne de Avrupa insanının malik olduğu hak ve hürriyetlere Türk insanının sahip olmasıdır. Türkiye''nin bu sıkışık ortamında verecekleri üç kuruşu, kafalarında şekillendirdikleri azınlıklara tahsis etmek istemeleri, niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Eğer, Avrupalının görmek istediği şekilde, Türkiye''deki değişik etnik kökenden gelenler azınlıksa, Türkiye''deki gerçek azınlık Türklerdir; ama, maalesef Türkiye''deki bu Türk azınlığın (!) hak ve hukukunu koruyan ve dillendiren kimse yoktur! Sadece bu tavır bile, Avrupalının bize bakış açısının ne menem şey olduğunu göstermeye kafidir.
Darda kalmış, çaresiz, sıkışmış bir adamın malının yok pahasına satın alınmak istenmesi gibi, üzerimize üzerimize geliyorlar! Talip oldukları şey ise, maldan ziyade; Türk''ün, bağımsızlığı dahil, maddi ve manevi herşeyi! Bu Avrupalı, dün ne idiyse bugün de aynı; değişmedi ki.. Değişen, yanlış üstüne yanlış yapan ve Avrupalıyı tanımayan biziz! Biz Türkler, Avrupalının bizden çaldığı kriterleri hayatımıza hakim kılmış olsa idik, bu uğursuz ağızları dinlemeyecek ve bu ahlaksız teklifler karşısında kalmayacaktık. Kalıyorsak; bu, Avrupalının küstahlığından ziyade bizim adam gibi adam olamayışımızdan kaynaklanıyor! Bakınız; hâlâ bir haysiyetli ses çıkıp da Avrupalının ağzının payını vermiyor. Yazıklar olsun! ......... TEŞEKKÜR: Eşim, ciddi bir operasyon geçirdi ve çok şükür sağlığına kavuştu. Bu vesile ile hemşehrilerimi tanıdım. Rize''den gelip İstanbul''u mesken tutan Hüseyin ve Ali Fuat Şimşek kardeşler, eğitimde ve sağlıkta dev organizasyonlara giriştiler. Her Rizeli gibi başarılı oldular. Maltepe''de, bünyesinde uluslar arası üne sahip Tıp fakültesi olan çiçek misali özel Marmara Hastanesi''ni hizmete açtılar. Hastanenin genel müdürlüğüne de, aranmakla bulunmaz bir adamı bulup getirdiler. Orta öğrenim sıralarını birlikte okuduğumuz sevgili Halim Kanatçı, finans kuruluşlarındaki üstün performansını şimdi de sağlık alanına taşıdı.
Ne güzel!. Tebrikler ve başarılar.. Ameliyatı gerçekleşiren sevgili doktorumuz Ali Rıza Sözenoğlu''na, Anestezi uzmanları sayın Recai Sarıkaya''ya ve sayın Selçuk Şikşek''e; hemşireler sayın Alime Özmen ve Nazlı Ünal Yeter hanımefendilere ve ekip arkadaşlarına kalbi teşekkürlerimi sunarım. Bizleri bir an olsun yalnız bırakmayan büyüklerimize, telefon eden ve çiçek gönderen dostlara şükranlarımı arzederim.
F. B.

