Kaydet
a- | +A

En büyük gazetede olduğunu iddia eden köşe yazarlarımız seçim tahmininde bulunup DYP''yi en sona koymuşlar. Yani, akıllarınca Meclis''e girebilecek partilerin en küçüğü... Millet, otuz iki dişini sıkmış, tevekkül ve sabırla sandığı bekliyor. Fil dişinden malikanelerinde oturup viskilerini yudumlayan bir avuç tuzu kuru, milletin arasına girmemiş ki, milletin halini nereden bilecek? Ömründe çarşı-pazarda dolaşıp belediye otobüsüne veya banliyö trenine binmemiş ki, milleti nasıl tanısın?

Esnafla dertleşip, bir köy kahvesinde oturup çiftçiyle hemhal olmuşlar mı? Asgari ücretle geçimin ne demek olduğunu bilirler mi? Ya, 1 kg beyaz peynirin, zeytinin, çayın fiyatını bilirler mi? Aylardır siftah etmeden dükkan kapatan, bu sıkıntı yetmezmiş gibi peşin vergi ile çileden çıkan esnafla konuşmadan nasıl bu kanaate vardılar dersiniz? Akılları sıra milleti yönlendiriyorlar. Ecevit''in DSP''sini şişirip birinci sıraya oturtuyorlar. Ecevit de bunlardan etkilenip aynı havaya girdi. Genel seçimleri çantada keklik gören Ecevit, Temizel''in koluna girerek, İstanbul''da sokak sokak dolaştırıp mahalli idarelerde de iktidar istiyor! Toprak işleyenin, su kullananın demeyen ve tribündekileri sahaya davet etmeyen Ecevit''in tek savunması, "Ben değiştim, eski Ecevit değilim" sözcüğüdür. İki yıla yakın bir süredir Mesut Yılmaz''la hükümet eden o değilmiş gibi konuşuyor. Bu son iki yılda milletin anasından emdiği süt burnundan geldi. Değişsen ne yazar, değişmesen ne yazar! Bizim sol aydınımız (!) milleti hep deneme tahtası olarak görmüştür. Bunu kendileri itiraf ediyor. 40 yıllık politik hayat, yanlışlarla dolu olup, değişmeyi gerektiriyorsa, o 40 yılın hesabını kim, nasıl verecektir? Şimdi suret-i haktan görünüp, Çiller''i, Refah''ı iktidar yapmakla suçlayan Ecevit değil miydi Erbakan''ı ve Milli Selamet partisini iktidara taşıyan? Kendileri yapınca güzel, başkaları yapınca tu-kaka öyle mi

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da TGRT''ye çıkıp, imam hatip okullarını, Kur''an kurslarını ve başörtülü kızlarımızı savunuyor! Dün "Yarasa!" deyip kapattığı okul mensuplarının bugün savunucusu kesilmek, samimiyetle ne kadar bağdaşıyor? Tuzu kuru güç odaklarının isteği de ANAP-DSP koalisyonunu sandıktan çıkarmak! Bunun için manşet atıyorlar, haber bültenleri düzenliyorlar, holding patronlarına bu minval üzere sözler söyletiyorlar... İyi de; bütün bunların millet neresinde? Bunun hesabını yapan yok! Holding patronlarının, gazete köşe yazarlarının ve televizyon yorumcularının oylarıyla iktidar tayin edilebilse mesele yok! Ama, sandık; kahır altında inleyen bu çilekeş milletin önüne konacak ve iktidarı onun oyları tayin edecek. O halde? O halde, kamburunuzun çıkacağını bile bile (!) biraz eğilin de milletin feryatlarına kulak verin! 19 Nisan sabahı sandıktan çıkacak işte bu feryatlardır, yoksa, sırça köşklerinde oturup, millet adına ahkam kesen 3-5 tuzu kurunun yönlendirme çabaları değil. Son dönemlerdeki Osmanlı Sadrazamına sormuşlar: Politik kararları nasıl veriyorsun? Rus sefir-i kebirine sorarım; tersini yaparım ve isabet ederim demiş... Kartel Medyasına ve onların hempalarına bakıp isabetli oy kullanmak mümkün... Onlara göre DYP ve Çiller en sonda; bakalım millete göre ne?