Türkiye, sinsi bir oyunla karşı karşıya... AB''nin Kıbrıs Rum yönetiminin birliğe tam üyelik müracaatını kabul edilebilir bulur olması ve bunun yanında Türkiye''nin adaylığı için ön şartlar ileri sürmesi, her şeyi apaçık gözler önüne sermektedir.
Deprem bahanesi ile, Türk-Yunan yakınlaşmasını temin etmeleri ve bunu Türk ve Yunan basınlarında, kamuoyu oluştururcasına yoğun bir şekilde işlemeleri, bize elma şekerini yalatmak içinmiş meğer.
Yalayıp yalayıp, sonunda kazığı kaldı elimizde!..
Zavallı Denktaş; ABD''de neyin mücadelesini veriyor?
Gitmeden, son mesajlarını bize vermişti. Seneler senesi, kendisi söyleyip yalnızca kendisine dinletebilmesinin şokunu yaşıyordu. Davasının haklılığından dolayı emin ve vakurdu, ancak; dünya alemde tek başına idi.
"Konfederasyon tezini anlatmaya gidiyorum. Türkiye''nin desteğini arkama alarak ve bunu bilerek gidiyorum. Haklıyız; bizi toplu mezarlara gömen Rumlardır. Seneler senesi ENOSİS için çalıştılar ama, başaramadılar. Türkiye, Kıbrıs''taki haklarından vazgeçemez. Kıbrıs''ın elden çıkması demek, Türkiye''nin denizlere açılamaması demektir. Kıbrıs, Türkiye için bir namus ve şeref meselesidir. AB''ye girmek için feda edilemez. 65 milyonlukTürkiye''nin selamati için Kıbrıs''ı feda ederiz diyenlerin olmayan akıllarına gülüyorum. 65 milyonluk büyük bir ülke, haklı olduğu böyle bir davayı kaybederse, bundan sonra neleri kaybedebileceğini iyi düşünmelidir!
Kamuoyu baskısı çok önemlidir; ne olur, Kıbrıs meselemizi hep gündemde tutun! Bunu Yunanlı pek iyi beceriyor. Vaktiyle Makarios, ordu kurdu, Türkiye''miz bunu görmezlikten geldi. O gün, Türkiye ayağa kalksaydı; başımıza bu felaketler gelmeyecekti" diyerek New York''a gitti ve orada kapalı kapılar ardında baskı altında tutluyor! Yaptıkları müzakereleri basına açıklama hakkı bile yok!
Karşı tarafın da yok demekle işin içinden çıkılamaz. Çünkü, karşı taraf sadece Rum değil, bütün bir dünya; üstelik haksız, oyun bozan, düzenbaz ve dayatmacı!..
Efendim; BM Genel Sekreteri''nin başkanlığında, tarafsız (!) heyetler huzurunda yapılıyor müzakereler..
BM, daha ilk günden baklayı ağzından çıkardı. Çözemediğimiz meseleleri Lahey Adalet Divanı''na götürelim!..
Adamlar muhatap devlet olarak Güney Kıbrıs''ı görüyorlar. Senin varlığın bile tartışmalı. Rum''un devleti ise tescilli...
Siyasetin gölgesindeki milletlerarası mahkemeler ne kadar adil olabilir?
Yemi de atmadan edemiyorlar; "Türkiye''nin AB''ye üyeliğe adaylık meselesi var ya! İşte, kapıyı açtık; gerisi size kalıyor!..
Evet, Denktaş, haklılığını ne kadar müdafaa ederse etsin, istediği kadar çetin ceviz olsun, top onun da elinden alınıyor!
Daha Türkiye''nin AB''ye adaylığı arifesinde Yunan Başbakanı Simitis ve Dışişleri Bakanı Papandreu, Kıbrıs için atağa geçiyor ve Avrupa başkentlerini telefon yağmuruna tutuyor. AB Dönem Başkanı Finlandiya''nın Kıbrıs Özel temsilcisi Jaako Blomber, Kıbrıs''ta ara formül için aniden Atina''ya geliyor. (9.12.99 Perşembe)
Bu arada, AB''nin genişleme kurallarını tespit eden Gündem 2000 belgesi basına veriliyor. Ankara''nın da kabul edeceğini ilan ettiği bu belgenin 8. paragrafı bakın ne diyor?
"Avrupa Birliği''nin genişlemesi, sınır ihtilaflarını getirmemelidir. Genişleme, bütün ülkelerin sınır ihtilaflarını çözmesine yardımcı olmalıdır. Komisyon, katılımdan önce, aday ülkelerin hem kendi aralarında hem de üçüncü ülkelerle olan, sınır ihtilaflarının çözümü için her türlü çabayı göstermeleri gerektiği inancındadır. Eğer bu çabalar, başarısızlıkla sonuçlanırsa, ülkeler bu ihtilafları uluslararası Adalet Divanı''na götürecekleri konusunda taahhütte bulunmalıdırlar. Üye ülkeler, mahkeme sonuçlarını da kabul eder."
Kıbrıs''ta taraflar anlaşamıyorlar mı? Ve bu taraflar AB üyesi veya üye adayı mı? BM''nin ve AB''nin arabuluculukları da sonuç vermedi mi? O halde hep birlikte buyurun Lahey Adalet Divanı''na!
Oradan çıkacak kararlara taraflar uymak zorunda!..
Haklılık ve adalet mi?
Adı Adalet Divanı ya!
AB''ye aday üye de oldunuz; daha ne istiyoruz, değil mi?
Ah Denktaş, Vah Denktaş!
Senin yalnız kalıp kalmayacağın Türkiye''nin, AB''nin dayatmalarla dolu davetine, cevabına bağlı!

