Kaydet
a- | +A

Türk toplumu nereye gidiyor? Sun''î gündemlerle milletin aklını çelmeye çalışan toplum mühendisleri, bir kere de, bu toplumun nereye sürüklenmekte olduğuna bir baksalar!

Kokuşmuşluk her tarafa sirayet etmiş, dayanabilene aşkolsun! Çürüme Türk Cemiyetini yangın yerine çevirmiş, önüne kim ve ne gelmişse yakıp yıkmıştır.

Toplumun dert ve beklentilerine çare olacağız iddiasıyla gelen iktidarlar, idare-i maslahatçılıktan öteye gidememiş ve dertler çığ gibi büyüyerek, önüne geçilemez hal almıştır.

Tatbik mevkiine konan hemen bütün sistemlerin ana esprisi, "güvensizlik" temeli üzerine oturtulmuş, böylelikle devlet-millet kaynaşması bir türlü sağlanamamıştır.

Bir cemiyet düşünün; hırsızlığın, uğursuzluğun, rüşvetin, adam kayırmanın, üç kağıtçılığın, dolandırıcılığın adı açık gözlülük olmuş; yüreğinde bir gram erdem bulunup bu denli arsızlıklara, pespayeliklere metelik vermeyenlere enayi gözüyle bakılır olmuştur!

Başta polis teşkilatı olmak üzere bürokrasi, gırtlağına kadar rüşvet ve yolsuzluğa gömülmüş; hak arama mercileri, haksızların fink attığı arenalara dönüşmüştür.

Bir toplum düşünün; günde ortalama 15-20 insanını trafiğe kurban veriyor. Yegane sebebi alt yapı eksikliği ve alkol kullanımı olmasına rağmen, tedbir almak şöyle dursun, bu yüzkarası haller adeta teşvik edilir olmuştur: Örnek mi istiyorsunuz? Belediyeler marifetiyle yapılan kasisler ve petrol istasyonlarında alkol satışı!..

Ekonomi faiz batağına itilmiş, sam yeli esmişcesine binlerce iş yeri kapanmış, onbinlere işçi sokağa atılmıştır.

Bir toplum düşünün: Esnafı ağlıyor, işçisi-işvereni ağlıyor, öğrencisi-velisi ağlıyor, memuru, çiftçisi, emeklisi ağlıyor...

Sürücüsünü eğitememiş bu toplum, çareyi, yolları kasis cehennemine çevirmekte aramış ve buldum zannetmiştir.

Bundan da vahimi, her akşam sofraya oturulduğunda, televizyon ekranlarından yansıyan mezbaha görüntüleri ile insanımızın yürekleri kabarmış, ama bütün bunlara ne sorumlu aranmış ve ne de tedbir düşünülmüştür!

Bir toplum düşünün: Kısm-ı azamisi ile ağlıyor ve her geçen gün de anası ağlamaya devam ediyor!

İşçisi mesaiden ve patrondan çalıyor, memuru devletten ve vatandaştan çalıyor, patronu vergiden götürüyor; hemen herkesin çaldığı bir ortamda birileri de oynuyor tabii!..

Bu cennet vatanı elbirliği ile bu hale getirdik. Kabahati kimsede aramanın manası yok. Herkes kendine baksın, katkısını görsün! Oynatmadan görebilirse tabii!..

1.5 milyon gencimizi üniversite giriş imtihanına sokuyoruz, 1 milyon 250 bin genç beyini sokağa atıyoruz.

17 Ekim''de yapılacak Devlet memurluğu imtihanına 1 milyon 425 bin genç müracaat ediyor. İşsizliği 10 milyonlarla ifade edilen bir ülkeyiz!

Ve bu ülkede benzine, yılbaşından bugüne yapılan zam oranı yüzde 100''ü aşmış durumda!..

Avrupalılığımızla övünebiliriz; zira bizdeki benzin Almanya''dakinden daha pahalı!..

Nasıl; böyle bir ülkenin yöneticisi olmak ister misiniz?