Süleyman Demirel, 16 Mayıs''ta Köşk''#ki görevinden ayrılıyor. Kendisi, belli etmemeye çalışıyor ama, buruk olduğu kesin. 50 yıldır memleket hizmetinde olan ve millet adına bu hizmetin kavgasını veren Süleyman Demirel''e Meclis, bu muameleyi reva görmemeli idi. Neyse, o iş, Meclis''in takdirinde idi ve öyle tecelli etti. Vaki olanda hayır vardır, demekten başka çare yok... Herkes, 16 Mayıs''tan sonra Süleyman Demirel''in ne yapacağını merak ediyor ve çeşitli yorumlar yapıyor. Özellikle kalem erbabı, yazdığı yazılarla, Türkiye''nin Demirel''den kurtulduğuna pek seviniyor! Ne diyelim; her kap içindekini sızdırır... Sayın Süleyman Demirel''i yakından tanıyanlar pek iyi bilirler ki, Demirel, siyasetsiz, yaşayamaz. Öyle kenarından, köşesinden değil; tam ortasından aktif siyaset yapmak, O''nun hayat kaynağıdır. Üstelik, 7 senedir, bulunduğu makam itibariyle taşlanmış ve O, bunların hiç birisine doğru dürüst cevap verememiş. O''nun karnındaki şişikliği düşünebiliyor musunuz? 16 Mayıs''tan itibaren, patlamaya hazır bir volkan gibi kükreyecek ve Türk siyasetini temelinden sarsacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın! Zaten, siyasi konjonktür de, sayın Demirel için biçilmiş kaftan adeta!.. Hepimiz, siyasetin dağınıklığından ve Meclis''in parçalı olmasından şikayet etmiyor muyuz? Mesut Yılmaz''ın ve Tansu Çiller''in liderliklerindeki merkez sağ partilerin, seçimlerde barajı nasıl kıl payı aşabildikleri herkesin malumu. Merkez sağın tek çatı altında toplanması, bütün efkar-ı umumiyenin arzusu değil mi? Merkez sağı, Süleyman Demirel''den başka toparlayacak bir siyasi lider görüyor musunuz? O halde? O halde, Süleyman Demirel''in muhteşem dönüşünü bekleyin ve görün, neler olacak!.. O''nu, yeniden Çankaya''ya taşımayan ve O''na oyun oynadım zannedenler, çok acı şekilde pişman olacaklardır ama, bu pişmanlık para etmeyecektir! Artık, Türkiye''de siyaset, Süleyman Demirel''le şenlenecek ve Demirel''le şekillenecektir.
Şimdiden, işaretlerini vermeye başladı bile; beni takip edin diyor! 35 senedir siyasetle iştigal eden, her türlü badireyi atlatıp, hep zirvede kalabilen birisini, öyle bir çırpıda kenara atıvermenin imkan ve ihtimali yoktur. O''nu çarıklarının tozlarını silerken görüyorum! İlk işi, adım adım Anadolu''yu bir başından öbür başına arşınlamak olacak! Haydi! Düşün peşime; bu işi bitirelim diyecek! Bu kısır siyaset ortamında, bu ekonomik perişanlıkta, milletin kahir ekseriyeti, o sese kulak verecektir; inanın! İşi bitirip, koltuğa oturduğunda da; (Nerede kalmıştık?) diyecek! Sahne-i siyasette boy gösterenlere arzolunur!

