Kaydet
a- | +A

ABD''de telefon skandalı, Başkan''ı koltuğundan etti. (Nikson)

Telefon dinleme, ancak çok özel hallerde ve tabii mahkeme kararı ile meşruiyet kazanabilir. Bu da tamamen "Güvenlik" konusu ile sınırlıdır. Bunun dışındaki telefonla iletişim, kişilerin özel hayatlarını ilgilendirdiğinden bunun da gizliliği esas olduğundan; ihlali, insanlık şeref ve haysiyetini rencide eden, tek kelime ile kepazeliktir. İşte, bu onur kırıcı kepazelikle iç içe yaşadığımızın farkında olmanın şokunu yaşıyoruz! Ülkemizde uyuşturucudan çek-senede, beyaz kadın ticaretinden ihale takipçiliğine kadar her türlü mafyanın gırla gittiğini biliyorduk da, tele kulak çetelerinin varlığına son dönemlerde şahit olduk. Belki de eskiden beri vardı da, şuyu'' bulmadığından; biraz da insanımızın inanası gelmediğinden olacak; olayı, geçiştiriliyordu. Böylesine bir kepazelik vuku bulup alenileştiğinde de, kişilerin başvuracakları merci elbette polis yani devlettir. Öyle ya; devlet, vatandaşının kişilik haklarını koruyup güvence altına almakla mükelleftir. Ama, son günlerde yaşanılan hadise, devletin de kurum ve kuruluşları ile birlikte, aynı dertle mustarip olduğu dehşetini yansıtmaktadır. Cumhurbaşkanlığı makamı, Başbakanlık makamı, Genelkurmay Başkanlığı, makamı ve daha nicelerinin telefonları da dinlenilmiş. İşin bundan da vahimi, dinleyenin kimliği! Devletin güvenip, güvenliğini emanet ettiği polis teşkilatının içindeki bir kısım!.. Yani, Türk Cemiyetine arız olan bu ifritçe hal öylesine bir mahkemede yargılanmakta olduğumuzu gösteriyor ki; bu mahkemenin hakimi davacı, mübaşiri şahit!.. Vatandaş kimi, kime şikayet eylesin?! Her çeşit yolsuzluğu, uğursuzluğu, hırsızlığı, namussuzluğu... Polis, yani güvenlik sayesinde önlemeye çalışalım da; hırsızın, uğursuzun kendisi bizzat polis olunca, derdimizi kime yanalım a dostlar?! Burada, mesleğinin gerçekten insanı olanları; kendilerini vatan ve milletine adamış, en ağır şartlarda bile hizmetten geri kalmayan kahraman polislerimizi tenzih ettiğimizi belirtmek isteriz. Her sağlam bünyeye olduğu gibi, polis teşkilatımıza da arız olan ve polislik kumaşını kemiren "güveler" mevcut!.. Polis kökenli İçişleri Bakanımıza çok iş düşüyor! Çok iş düşüyor derken, bunun altını özellikle çiziyoruz. Çünkü, aynı meslekten gelen yöneticiliğin artıları, eksilerinden fazla değildir. Zira, geçmişte yaşadıklarınızla, bugün geldiğiniz noktada sizi hissî davranışlara itebilecek sayısız saikler mevcuttur. Malum, makam adamlarının en büyük handikapı, etraflarında oluşan yağcı şebekesidir! Güveleri ayıklarken aman kumaşa dikkat!..