Kaydet
a- | +A

Ne günlere kaldık ya Rabbi! Eskiden para, insanın bir kısım ihtiyaçlarını karşılayan bir araçtı. Öyle bir güne geldik ki, para denen nesne, insanın bütün ihtiyaçları için araç olmaktan çıkmış, amaç halini almıştır. Artık, ne kadar paran varsa o kadar adamsın.. Paran nispetinde ilim irfan sahibisin.. Konuştuklarının doğruluğu cebindeki para oranında.. Paran kadar itibarın var.. Paran kadar asilsin.. Paran kadar güzel veya yakışıklısın..

İnsanın amacı para olunca, kıymeti de maddileşiyor; ve insan ister istemez meta oluyor. Yani, insani değerlerden sıyrılıyor. İnsanı insan yapan ruh, akıl ve gönül, paranın böylesine tahakkümü altında sırra kadem basıyor. Diğer bir deyişle, onlar da paranın emrine giriyor.

...Ve insan, canavarlaşıyor. Öyle ki, insan canavarının eline, benim diyen canavarlar su dökemez oluyor. Şeytan bile bu insandan kaçıyor; bana zararı dokunur ve beni telafisi imkansız şekilde helake sürükler diye.. Büyük bir İslam aliminin, zamanımızdaki şu tespiti karşında titremek lazımdır: Günümüzde iman yoktur denemez. Ancak, zoru ve menfaati gördüğünde, yerinde yeller esen bir iman...

Demek ki iman da para ile ölçülüyor artık.. Tarihte parayı ilk defa bulan ve insanoğlunun başına bela eden millet Yahudilerdir. Paranın bu denli saltanatı daha da artarak kıyamete kadar gidecektir. Zaten kıyamet, şeklen insan olan canavarların hakim bulunduğu bir dünya üzerinde kopacaktır. Batı''da da paranın önlenemez tahakkümü var. Onların bizden farkı, yaşayışlarını belirli sistemlere oturtmalarıdır. İnsan, oralarda da eşyalaşmış; monoton bir hayat sürüyor ancak, belirli bir sistem dahilinde olduğu için, çığlıklar şimdilik derinden geliyor. Biz ise, belirli bir sistemden de mahrum bulunduğumuzdan, vaveylamız göklere yükseliyor.

Cemiyetin hangi sokağına giderseniz gidin, müzahrafat açıktan akıyor. Her yanı, dayanılması imkansız pis kokular kaplamış.

Artık hüner, en iyi (!) ve en çok çalabilmekte.. Hırsızlığın oranında patronsun. Büyük ve itibarlı adamsın. Bir kısım hırsızlar gazetelerde ve televizyon ekranlarında afişe edilince, mal bulmuş mağribi gibi el ovuşturmaya ve sevinmeye başladık. Zavallı bir Batılının hakkımızdaki tespitini de dilimize pelesenk ettik ve Türkiye bağırsaklarını temizliyor dedik. Ayol! Hangi bağırsak temizliğinden bahsediyorsunuz? Bu pislik, ne ruh bıraktı, ne kalp ve ne de akıl.. Kangren bütün bedeni kapladı. Ya aklımızı başımıza devşirir, sistemi özellikle eğitim sistemini A''dan Z''ye maddenin elinden alır ve ruha teslim ederiz; ya da kubur faresine denk bir muamele ile, zaten açıktan akmakta olan müzahrafat kanalında yerimizi alırız!