Yunanistan''la cicim ayalarımız çabuk bitti. Tam sirtaki oynamayı öğrenmiş, tabakları seri bir şekilde kırma maharetini elde etmiştik ki, Yunanlı oyun bozanlık etti! Yazarımız çizerimiz ve hatta politikacımız, Yunana ilan-ı aşk edercesine hayal dünyasında yüzerken; bütün bu hayalleri sona erdiren kriz patlayıverdi! Yunanın bu sahte dostluğunun altında, Türkiye''nin altından kalkamayacağı hesapları vardı.
Türkiye''nin 22 sene evvel, kendi öz elleriyle ittiği AB''ye katılım imkanı, artık Yunanın elinde idi. Seneler senesi Yunanlı, bunu bir maden gibi aleyhimize işletti ama, biz bütün bu yapılanları görmezlikten geldik! Gün olur uslanır diye bekledik.
Yunana şirin gözükmek adına, elimizden geleni ardımıza koymadık!
Hele, iki ülkede meydana gelen depremlerden sonra, geçmişin karanlığını neredeyse aydınlık zannettik! Yunanla kol kola girip hava attık! Bizim düşmanlığımızı yanlış anlıyorsunuz; denizin iki yakasındaki bu iki millet, gerçekte birbirlerine dosttur ve bunların çıkarları ortaktır ama; siz, ey dışımızdaki dünya, yanlış anlıyorsunuz demeye getirdik! Yunan halkıyla, Yunan yönetimini ve Yunanlı devlet siyasetini birbirine karıştırdık. Bu hal, bizim her zamanki yanılgımızdır. Dereyi görmeden paçaları sıvamayı pek severiz zira!.. Önümüzdeki Kasım ve Aralık ayları, Türkiye''nin AB üyeliği için hayati önemi haiz. 8 Kasım''da AB, önümüze bir belge koyacak. Türkiye''nin ortaklığa katılım belgesi.. Daha açık bir ifade ile, yapmamız gerekenler listesi.
Yani; bize bir yol haritası verecekler. Biz, şimdiden size söyleyelim: Türkiye''nin bu Katılım Ortaklığı Belgesinde yapabilecekleri var, yapamayacakları var. Yapamayacaklarının başında, Yunanistan''la olan problemlerimiz geliyor.
Yunanistan, başta Ege ve Kıbrıs konularında bulunan ihtilaflarımızı, aramızda müzakere yoluyla değil, uluslararası platformlara taşıyarak, kendi lehine halledebilmek için, üyesi bulunduğu AB''nin imkanlarını kullanıyor ve bunları, üye olmak için çırpınan Türkiye''nin aleyhinde koz olarak kullanıyor.
Melela; Kıbrıs''taki Türk askerini işgalci güç olarak gösteriyor. Son NATO tatbikatındaki oyun bozanlığını gördük; Ege''yi bir Yunan gölü olarak mütalaa ediyor ve antlaşmaların hilafına Ege''deki adaları silahlandırıyor. Kıbrıs Rum yönetimi ile ortaklaşa aldığı kararla, Kıbrıs''ta konfederasyon tezini kabul edilemez görüyor.
Elindeki AB kozunu öylesine gözü dönmüş olarak oynuyor ki, Kıbrıs semalarında uçmakta olan Türk savaş uçaklarına füzeleri kilitleme cüretini gösteriyor!
Bu davranış, Türkiye ile savaşı göze almaktan başka ne mana ifade eder? Aklı sıra Yunanlı, Türkiye''yi köşeye sıkıştırmış zannediyor ve hayalindeki bütün tavizleri koparacağını vehmediyor. Bunları yaparken de üyesi bulunduğu Avrupalı dostlarına güveniyor tabii.
Göreceğiz bakalım; eğer, Avrupalı da Yunanlı ile beraber hareket edip, bu olmazları Türkiye''ye dayatırsa, AB''ye üyelik için iştahımız kursağımızda kalacak!

