Kaydet
a- | +A

Genel Yayın Müdürümüz Kenan Akın, yazılarında defaatle, Ecevit''in elini çabuk tutması gerektiğini vurguladı. Kendisiyle yaptığımız toplantılarda, hükümet çalışmalarının normal sürecinde yürümediğini, Ecevit''in bilerek ayak sürüdüğünü görerek, işin böyle sonuçlanacağını tahmin ediyorduk.

Evet; başından beri belli olan bir şey vardı; o da, Ecevit''in MHP ile birlikte bir hükümet kurmak istemeyişiydi!

Bunu, kendisi de ifade ediyor ve diyordu ki, "DSP''nin içinde hiç kimse MHP ile ortak bir hükümeti içine sindiremiyor. Bugünkü yönetimden olmasa da, geçmişten gelen kaygılar var!" Bütün bunlar yetmemiş gibi, eşi Rahşan Ecevit''in, MHP ve Ülkücüler hakkındaki zehir zemberek açıklamalarına da sahip çıkıyor ve; "Eşimin geçmişte yaşanmış acıları hatırlaması ve hatırlatması normaldir. Rahşan Ecevit''in bu partiye benden daha çok emeği vardır. Bunca emek verdiği partiyi korumasından daha doğal ne olabilir" diyor.

İşte bütün bu ifadeler, Ecevit''in ve Ecevit''lerin hiç değişmediğini gösteriyor. Ama, burada yine kabahat, Ecevit ve Ecevitler''de değildir. Onları seçim öncesi 59 kişilik partileriyle hükümet yapan ve kendilerine sağcı-milliyetçi diyen partilerdedir. Seçimlerden sonra da, sol''un alabildiği yüzde 30''luk bir oy''un yüzde 22''sini alarak ve sadece bu yüzde 22''lik kısmın Meclis''te temsil edilebildiği, 136 parlamenteri olan DSP''yi ve onun liderini Başbakan görmek isteyen sağ partilerdedir.

414 kişilik sağ parlamenter blok, el ele vererek bir şey yapamıyorsa, meydan yeri tabii ki Ecevit''e ve Ecevitler''e kalacak; onlar da istediği havayı vuracaklardır. Yemiyenin malını yerler; sağ partiler neden gocunuyorlar ki?..

Ecevit, eskiden kaygı duyulduğunu belirterek, tedirginliğini dile getiriyor. Kendilerinin geçmişi hatırlatıldığında da, biz aklandık diyor.

Yıllar süren ve herşeyleri didik didik edilmiş ve yüce Türk Adaleti tarafından aklanmış bir MHP ile değil de, mahkum olmuş da aftan çıkmış ve meşruiyeti için merhamet dilenen biriyle muhatap olmak gibi anlaşılmaz bir tutumun içine girdi Ecevit!..

Tahrik ettikçe etti. Hep, bekledi ki, oyunbozanlığı MHP tarafı yapsın. MHP bütün ciddiyeti ve heybetiyle durunca; Ecevit, günlerdir saklamaya çalıştığı, gizlediği baklayı nihayet ağzından çıkardı.

Bu durum, dünyada sadece bize özgü bir politika. Kimse çıkıp fikrini mertçe ortaya koyamıyor. Ve maalesef bu hal bizde, sadece Ecevit''e has değil.

Bizdeki politik zemin kaygan...

Bir Boris Yeltsin kadar olamıyorlar! Adam, tek başına tankın üzerine çıktı, risk aldı ve hâlâ Rusya''yı yönetiyor. Lider olacak adamlar biraz farklı olmalı değil mi? En ufak bir dayatma karşısında pısıyorlar, siniyorlar! Yaptırmıyorlarsa ve yapamıyorsan, istifa etme faziletini de göstermiyorsan, sen neyin liderisin?

Senin aldığın o milyonlarca oy, sana milyarlarca haram olsun demezler mi adama? Denmediğini ne biliyorsunuz? Biz, gene konumuza dönelim: Ecevit, başta Mesut Yılmaz olmak üzere bütün sağ liderler tarafından şişirilmiştir. 59 kişiyle, ANAP ve DYP ona hükümeti teslim etmedi mi? Biz yapamıyoruz; sen yap demeğe getirdiler ve millet bunun cezasını seçimde verdi!

Seçimden sonra, Devlet Bahçeli, elindeki Başbakan''lık kozunu görmezlikten gelerek, sağ partilere "Onlar biraz dinlensin!" demedi mi? Bütün bunlar Ecevit içindi! Ecevit ne de bulunmaz Hint kumaşıymış meğer!.. İşte sağın hastalığı bu! Yıllarca anlatamadığımız derdimiz de bu! Kompleks!..

Bir türlü meşruiyeti kendimizde bilmeyiz, bilemeyiz! Kendi evimizde kiracı gibi durmayı maharet sayarız! Medya ile el ele veren Ecevit''in bunca dayatmalarına karşı MHP''nin gösterdiği sabır, cidden şayan-ı dikkattir.

En son, özür dilememe beyanından sonraki, randevuyu geri çevirmesi ise, alkışlanacak bir davranıştır. Ve ev sahipliği tavrıdır.

Siz, size verilen milyonlarca oyu temsille mükellefsiniz! Bir kısım siyasetçilerin şimdiye kadarki, kendilerine verilen oylara ihanet edercesine pısırık kalıp maskaralaşmak hali ise, hiç değil!..

Siz, koltuğa gitmeyin; koltuk size gelsin! Sizlerin koltuklara değil; koltukların size ihtiyacı olsun!