Kaydet
a- | +A

Hükümetin depremi bahane ederek çıkardığı "Ek Vergi", zaten baş aşağı giden piyasaları allak bullak etti. Ek Vergi Kanunu ile Cumhuriyet tarihinin en büyük hatalarından biri daha tatbik mevkiine konmuştur ki, bu hal; devlete güvenilirliği zaafa uğratmıştır.

Öyle ya; devlet, hazine bonolarını çıkarıp, gazetelerde boy boy ilanlarını verirken, verdiği sözde durmuyor ve eskiye dönük olarak vergi kesiyor! Sen, vaktiyle bu parayı kazanmıştın; ver bakalım vergisini diyor. Peki, o bono sahipleri, ya kazandıkları parayı, herhangi bir şekilde kaybetmiş iseler ne olacak? Kaybet veya kaybetme; vaktiyle kazanmıştın ya, vergisini vermekle mükellefsin!

Kendi halkına kazık atan bir devlete, hangi tahkim kanununu çıkarırsa çıkarsın, yabancı sermaye nasıl güvenecektir?

Demokrasimiz eksik diye, devletin içine düşürüldüğü mali iflasın hesabı sorulamıyor! Oysa, sağır sultan da biliyor ki, devleti yönetenler, milletin dişinden, tırnağından artırarak vergi adı altında verdiklerini, kendi yandaşlarına hortumladılar.

Batırılan bankaların yükü, batıranlara ve buna sebep olanlara değil de bu fukara milletin sırtına bindiriliyor!

Milletin hangi kesimi tercih ediliyor dersiniz? Yani, bu Ek Vergi ile mükellef kimlerdir?

Devletine güvenen ve vergisini veren namuslu vatandaşlar... Hırsıza, namussuza, kaçakçıya, dolandırıcıya, devlet bankalarının kasalarına hortumlayanlara, vergi kaçakçısına en ufak bir mükellefiyet yok! Az yaptınız, biraz daha yapınız dercesine!..

Namusu ile çalışıp, geçen sene vergisini verenler ise, enayi yerine konulup yeniden vergi verecekler! Çünkü, onların maliyede kayıtları var. Bir yere kaçamazlar!..

Ve, Türkiye''yi badireli bir ortamda yönetme özverisini lütfeden Sn. Ecevit de; "Şu sıralarda neler zam görecek, şimdiden bir şey söyleyecek durumda değilim. Tepkiler doğal.. En gelişmiş ülkelerde bile vergilere tepki gösterilir..." demekle yetiniyor!

Ek Vergilerle birlikte zam yağmuru başladı.

IMF''den üç kuruş alınacak diye, halkına sömürge muamelesi yapan hükümetin, millete yapabileceği tek bir iyilik kalmıştır, o da gölge etmemesidir.

Hükümet etmenin günübirlik olduğu bizim ülkemizden başka bir ülke var mıdır yeryüzünde? Elektrikler kesilince, enerji darboğazına girildiği anlaşılıyor ve yapılan toplantıda çok önemli kararların alındığı açıklanıyor! Nükleer enerjiye ve doğalgazdan başka, alternatif enerjilere ağırlık verilmesine karar veriliyor!

Tabii bu zevat, bu ülkeye dün geldikleri için, neyin nasıl yapılacağını bilmiyor! Önce parti liderleri olarak, ardından da hükümet olarak bir toplansınlar da yaralara parmak bassınlar!

Lafa da geldiğinde 1957 senesinden beri parlamentoda bulunmanın kıdem ve şerefini de kimseye kaptırmazlar!

Elektrikler bir kere sönse onu da anlayamayacaklardı ya! Bizzat Cumhurbaşkanı''nın ifadesiyle; Çankaya Köşkü''nün elektrikleri bir günde 6 (yazıyla altı) kere kesilince, ne oluyor, deme zahmetine katlandılar! Araştırıp buldular da!..

Rusya''dan gelen doğalgaz azalmış, santraller yüzde 30 kapasite ile çalışır olmuş; ve o gazdan başka da devreye sokabileceğimiz alternatif bir kaynağımız yokmuş!..

Neyse ki; Bulgaristan, bize satmakta olduğu elektrik miktarını iki misline çıkardı da, üç-beş günlüğüne de olsa, hükümete bir nefes aldırdı!

Vah benim milletim; sen, kimlerin elinde kalmışsın da haberin yok! Daha durun bakalım, bunlar iyi günlerimiz!..

Soğuklar biraz daha bastırsın Hanya''yı Konya''yı hep beraber göreceğiz! Zira, hükümet, elektrikler kesilince, önlem alma yerine, sabahın 5 (yazıyla beş)inde Ek Vergi peşinde!

Keşke Sn. Ecevit bu yaşında, fedakarlıktan kaçınıp, ülkeyi yönetmeye talip olmasa idi!..

Keşke!..