Kaydet
a- | +A

Cezaevlerinde cereyan eden olayları dehşetle izledik. Oraların bir ceza ve tutukevi olmadığını, aksine terör suçlularının birer eğitim kampı olduklarını ve mafyanın konforlu bir şekilde yerleşip cirit attığı mekanlar olduklarını irkilerek gördük.

Hapishanelerin bu halde olduklarını belki de bilmeyenimiz yoktu ama; bu kez, toplumun gözlerine sokuldu!

Ne yazık ki, toplumun bilip, irkilerek gördüklerini yetkililerimiz göremedi. Veya görmezlikten geldi.

Terör suçlularının mahpus (!) bulunduğu herhangi bir cezaevinin yalnızca tek bir koğuşundan ele geçirilen silah ve mühimmat, bir askeri birliği donatır.

Bu elim manzara karşısında, bizim sayın Adalet Bakanımız; "Cezaevlerinde bazı sorunlarımız var!" diyerek işi geçiştirmeye kalkışıyor ve bu pek sayın bakanımız sayesinde, ilk defa devlet, teröristlerle pazarlığa oturuyor ve onlara boyun eğiyor!

Hâlâ koğuş sisteminde ısrar ediliyor ve teröristler istedikleri hapishanelere gönderiliyor!

Devletin en yüksek makamlarını işgal edip, bakanlık payesi alan zevatın devleti zaafa uğratmaya hakkı yoktur! Böyle bir zafiyet içinde bulunan kişinin de tek yapacağı iş, işgal ettiği makamı derhal terketmesidir!

Vaktiyle rahmetli Özal, Eskişehir Cezaevini, oda sistemli olarak inşa ettirip hizmete sunmak istediğinde bu zevat, gök kubbeyi inletip, Özal''ın başına yıkmıştı.

Hücre sistemli hapishaneleri, insan haklarına aykırı bulmuşlardı.

Aynı zihniyet, bütün bunlar yetmemiş gibi; "Af"la bu güruhu toplumun arasına salmak istemektedir.

Teröristler ve çete mensupları yapmak istediklerini, bulundukları ve üs haline getirdikleri cezaevlerinden pekala yapabilmekte iken; bu zevatın "Af"ta ısrar etmesi abesle iştigal değil de nedir?

Yahu! Sizler yabancı film de mi seyretmiyorsunuz? Dünyanın hangi ülkesinde bizdeki gibi koğuş sistemi var? ABD''de ve Avrupa ülkelerindeki hücre sistemli hapishaneler, insan haklarına aykırı olmuyor da, Türkiye''dekiler neden insan haklarına aykırı bulunuyor?

Üstelik siz, dışardakilerin insan haklarını temin ettiniz de, içerdekiler mi eksik kaldı?

Güldürmeyin insanı!

Sonra; Cumhurbaşkanı''nın veto ettiği "Af Kanunu"na milletin yaptığı yorumları ne çabuk unuttunuz!

"Birisi komünistleri (teröristleri), diğeri çete mensuplarını bir diğeri de hırsızları affetti!"

Demediler mi?

Bunları dedirtmeye ve sizin dahi "İçinize sığmayan!" affı çıkarmakla kime hizmet ettiğinizi sanıyorsunuz.

1974''teki Ecevit-Erbakan (CHP-MSP) affından sonra yapılan ilk seçimde MSP, yüzde 50 küçülmüştü.

Bu erimenin ve millet şamarının yegane sebebi 1974 affıdır.

Millet, çadır peşinde; çoluk çocuğuyla aç ve açıkta soğuktan titrerken, yöneticilerimiz, teröriste, çete elemanlarına, hırsızlara, uğursuzlara af peşinde!

Sevinerek öğreniyoruz ki, MGK''da alınan karar doğrultusunda, cezaevleri inşalarında "Ferdi oda" yahut en fazla üç kişilik oda sistemine geçiliyor.

Yani, Özal yaptı diye tu-kaka ettiklerine, şimdi kendileri can simidi gibi yapışıyorlar.

Ne günlere kaldık, görüyorsunuz değil mi sevgili okuyucularım?...