Kaydet
a- | +A

Depremi yaşamış olsun olmasın, mali imkanı olan vatandaşlarımızın depremin ana üssüne (Adapazarı, Gölcük, Yalova) gidip, facianın boyutlarını yerinde görmesi gerekir.

Belki onlar ibret alır da, yöneticilerimizin akıl ve bilim dışı kararlarına karşı gelerek, yeni bir felaketin kobayı olmaktan kurtulurlar. Ve yine ümit ve temenni edelim ki, Adapazarı, Gölcük ve Yalovalı vatandaşlarımız, yaşadıkları felaketten sonra, gerekli dersi çıkarır ve ev ve iş yerlerini aynı yerlere yapmazlar. Efendim; bugünkü inşaat teknolojisi her türlü araziye, hatta suyun üzerine bile yapıma elverişlidir. Öyle de bu kafayla mı? Hem o tür inşaatın maliyetinden haberiniz var mı? Şimdikinin en az üç misli... Adapazarı''ndan giden vali açıklamıştı: "Biz devlet olarak gerekli zemin etütlerini yaptırdık. Adapazarı ovasının yapıma elverişli olmadığını tesbit ettik. Şehrin kuzeybatı ve kuzeydoğu istikametindeki (Kazımpaşa ve Ferizli) zeminler sert; şehrin o yönlere doğru kaydırılması lazım..." Şimdi, durduk yerde ne olduysa, tam aksi yönde bir karar alınarak, şehrin eski yerinde yeniden inşası gündeme geldi. Yahu! Bu şehir, 1967''de yerle bir oldu; akıllanmadınız, aynı yerde şehirleşmeye devam ettiniz. Üstelik, en çürük malzeme ile, en ilkel teknoloji ile ve 5-6 katlı apartmanlara, iş hanlarına göz yumdunuz, hatta böylesini teşvik ettiniz. 1999''da bir daha yerle bir oldu, binlerce insan öldü, on binlercesi sakat kaldı; tek kelime ile şehrin altı üstüne geldi. Haritadan silindi. Gözlerimize girercesine, yerin 60 cm altının su ve balçık olduğu görüldü. Bunun daha neyine ısrar ediliyor? Milletin canı bedava imiş de haberimiz yokmuş! Kanaatimizce, yöneticilerimiz işin altından kalkamadılar. Şehrin yerini değiştirme kararı verirlerse, hasarsız, az hasarlı ve çok hasarlı demeden her konut ve iş yeri sahibine para ödemeleri gerekirdi. İyisi mi, böyle bir karar verelim dediler ve bu külfetten kurtulacaklarını zannettiler. Bari, yeni oluşuma giderken, 2-3 kattan fazlaya müsaade edilmese ve yapılacak inşaatlar depreme dayanıklı olsa!.. Depremde az hasarlı raporu verilen 5-6 katlı apartmanlar ve iş hanları mı? Bunlar da yeni bir depremin kurbanları yapılmak istenmiyorsa, mutlaka depreme göre takviye edilmelidir. Bununla beraber, hükümetin almış olduğu ya ev ya 6 milyar TL para kararını, geç kalmış olmakla birlikte yerinde ve isabetli buluyoruz. Bizim 55 günde açıklayabildiğimiz bu kararı, Tayvan hükümeti, depremin ilk haftasında aldı. Yağmurla beraber soğuklar da başladı. Binlerce aile, minicik yavrularıyla derme-çatma naylonların altında... Salgın hastalıklar, geliyorum diye bangır bangır bağırıyor! Daha çadır temin edemediğimiz bu insanları, kış bastırmadan prefabrik evlere nasıl yerleştirebileceğimizi doğrusu herkes gibi biz de merak ediyoruz. Pakistan''da darbe oldu. Havaalanları kapalı olduğundan, Türkiye''ye gönderilecek çadırlar yola çıkarılamadı? ... Ve depremzede çadırsız!.. Bahane mi yok: Hele kışın? O zaman da çamura saplandı deriz? Hükümet, her hâlükârda bir bahane bulup ardına saklanabiliyor da; depremzede ortada! Sığınıp, saklanabilecekleri bir çadırdan bile yoksunlar. Gözlerimizi, AB''ye adaylık için Helsinki Zirve''sine diktik. Bu, çadırsız halimizle bizi kabul edecekler mi dersiniz?