Kaydet
a- | +A

Din üç kısımdır. İlim, amel ve ihlas. Yani, İslamiyetin emir ve yasak ettiği şeyleri öğrenmek, öğrendiklerini yapmak ve her yaptığı şeyi yalnız, Allahü teâlâ için yapmaktır.

Avamil''in (Arapça gramer kitabı) başında, veciz bir şekilde yer aldığı gibi: "İnsanlar, helâk olmuştur; yalnız alimler (bilenler) kurtulmuştur. Alimler de helâk olmuştur; abidler müstesna. (İbadet edenler, bildikleri ile amel edenler kurtulmuştur.) İbadet edenler de helâk olmuştur; sadece, ibadetlerinde ihlas sahibi olanlar (yaptıklarını sırf Allahü teâlânın rızasını gözeterek yapanlar) kurtulmuştur."

İlim, amel ve ihlasa kavuşan kişiden Allahü teâlâ razı olur. İnsanoğlu için, kavuşulabilecek en büyük nimet ve mertebe budur. Yani, Cenab-ı Hakk''ın hoşnutluğu...

Cenab-ı Allah, iman edip de güzel amel işleyenlere çeşitli cennet nimetleri vaad etmiştir. Tevbe suresi, 72. Ayet-i kerimede, Allah''ın rızasının, bütün nimet ve mükafatlardan üstün olduğu bildirilmektedir. Zira, bütün nimetler bedeni ve hissi taleplerimiz olduğu halde; yalnız Allahü teâlâ''nın rızasıdır ki, rûhumuzun özlem ve talebidir.

Cenab-ı Hakk''ın hoşnutluğuna mazhar olanlar rıza makamındadırlar.

İmam-ı Rabbani hazretleri, iş kalptedir; adet olarak yapılan ibadetlerin işe yaramayacağını bildiren 39. mektubunda buyuruyor ki: "Allahü teâlâ, kendinden başka şeylerden yüz çevirip, kendisine dönmek nasip eylesin! İşin temeli kalptir. Kalp, Allahü teâlâdan başkasına tutulmuş ise, yıkılmış demektir.

Bir işe yaramaz.

Niyet doğru olmadıkça, hayırlı işlerin, yardımların ve adete uyarak yapılan ibadetlerin, yalnız hiç faydası olmaz.

Kalbin selamet bulması da ve Allahü teâlâdan başka hiçbir şeye düşkün olmaması da lazımdır. (Yani, her yapılan şey. O emrettiği, o beğendiği için yapılmalı. O''nun razı olmadığı her şeyden kaçınmalıdır. Her şey O''nun için olmalıdır.)

Hem, kalp selameti, hem de bedenin salih işler yapması, birlikte lazımdır. Beden salih ameller yapmaksızın, kalbim selamettedir, (kalbim temizdir, sen kalbe bak) demek batıldır, boştur. Kendini aldatmaktır.

Bu dünyada, bedensiz ruh olmadığı gibi, beden ibadet yapmadan ve günahlardan kaçınmadan, kalp temiz olmaz.

Zamanımızın birçok dinsizleri, sapıkları, ibadet yapmayıp, kalplerinin selamette olduğunu, hatta keşf sahibi olduklarını söyleyip, saf Müslümanları aldatıyor.

Allahü teâlâ, sevgili Peygamberinin sadakası olarak (s.a.v.) hepimizi böyle sapıklara inanmaktan ve aldanmaktan korusun! Amin."