Devlet, elinde bulundurduğu hangi işi yüzüne, gözüne bulaştırmadı ki?.. Gelen bütün hükûmetler boyunca Millî Eğitim bir türlü rayına oturtulamamıştır. Bu milletin çocukları uzun eğitim yıllarında yarış atı gibi kullanılmış, hayata yorgun, bitkin, bıkkın olarak atılma zorunda kalmışlardır. 1.5 milyonluk gencecik insanımız, büyük ümitlerle, milyonlarca liralık masraflar yaparak üniversite imtihanlarına hazırlandı. YÖK''ün sorumluluğundaki bu imtihanın nasıllığı ve niceliği bilinmiyordu! Öğretmen, öğrencisine ne vereceğini bilmiyor; öğrenci, ne tür bir imtihana gireceğini bilmiyordu! Avuç dolusu para harcayıp dershanelere gidenler de şaşkın.. Önce, Lise 1''e kadarki müfredattan imtihan yapılacağı söylendi; ardından Lisenin sonuna kadar olan müfredattan sorumlu olunacağı açıklandı; en son olarak da imtihanın şekli, mahiyeti ve içeriği konusunda hiçbir açıklama yapılmadan, sadece imtihanın tarihi ilan edildi! İmtihan vaktine saatler kala, İstanbul''da soruların çalındığı anlaşılıyor ve şok eden karar açıklanıyor: Sınav iptal edilmiştir. Bir hafta sonra, ne zaman yapılacağı açıklanacak! Yetkilileri televizyon ekranlarında izledik, üzgün olduklarını belirtiyorlar ve özür diliyorlar!.. Türkiye''deki icra makamlarında istifa diye bir şey söz konusu olmadığına göre tabii özür dilemekle yetinilecek! Zaten dikkat edilirse Milli Eğitim Bakanımız, skandal haberi, Kore dönüşü ayağının tozu ile havaalanında gazetecilerden öğreniyor! İşte, sorumlularımızın sorumlu oldukları konulara ne denli özenli olduklarının tipik misali! Şimdiye kadarki imtihanlarda soruların çalınmadığını kim iddia edebilir? Peki, bundan sonra yapılacak imtihan sorularının emniyetinden nasıl emin olacağız? Dersane yetkilileri defaatle ikaz etti; imtihan zamanının yanlışlığını dile getirdiler, ancak, muhatap bulamadılar. İmtihanın türü ve niteliği hakkında da kimsenin bilgisi yoktu. Ne zaman ki imtihanlar ertelendi, ÖSYM ve YÖK başkanlarından bilgi alınabildi. Buna göre yapılacak imtihan, daha önce iki kademeli yapılan imtihanların 1''inci basamağındaki türde yapılan gibi olacaktır. 1 veya 1.5 ay sonra yapılacak imtihan için, Lise son sınıf öğrencilerinin durumu cidden vahimdir. Bu çocuklar iki arada bir derede bırakılmışlardır. İmtihana girecek bütün öğrenciler, YÖK ile Milli Eğitim Bakanlığı''nın arasında zaten sıkışıp kalmıştı. YÖK''ün özel sektöre anlaşılmaz düşmanca tavrıyla, imtihan tarihi, Mayıs ayının başına alındı. Bunda hedef dersanelerdi. Onların ekmeğine kan doğramaktı! Ortaöğretimdeki karmaşa ve kalitesizlik ortada iken; yani, okur-yazar lise mezunu yetiştirmekle yetinildiğinden olacak ki, dersaneler görmezlikten gelinmektedir! Eğitimi özelleştirmediğimiz müddetçe, bu milletin evlatlarına daha çok dayatılacaktır. Daha çok tek tip insanla, çıkartma kağıdından müsvedde kopya tiplerle avunacağız! Skandal deyip geçiyoruz!.. Sadece imtihanın ertelenmesi mi?
Felç olmuş bir eğitimin neresi skandal değil ki? Eğitimdeki kalitesizlik mi, Ortaöğretim Başarı Puanını dikkate alan çarpık ve son derece adaletsiz bir durum mu, 1.5 milyon genci imtihana sokup bunlardan 1 milyon 250 binini sokağa iten zihniyet mi, yaz-boz tahtasına çevrilen ve en son ne olduğu dahi bilinmeyen sistem mi, tek tip robot insan tipini hedefleyen dayatmacılık mı... skandal değil? Böyle yetişmiş olacak ki, cambaza baktırılması kolay olsun!..

