Belçika Hükümeti, Sabancı süikasti faillerinden Fehriye Erdal''ın Türkiye''ye iadesi talebini reddetti. Şimdi de, bu terör suçlusuna sığınma hakkı vermenin peşinde.. Yarın da aynı hakkı (!) Öcalan için isterlerse hiç şaşmayalım. Siz, mütemadiyen teslimiyetçi dış politika izlerseniz; suya sabuna dokunmazsanız, daha çok haysiyet erozyonuna uğrar ve asla temizlik yapamazsınız!
Türkiye''nin görüp de dillendiremediği husus, Avrupa''nın işte bu çifte standardıdır.
Türkiye, çeyrek asırdır boğuştuğu ve uğruna 30 bin insanını verip, ekonomisini feda ettiği terör belasını dünyaya anlatamadı! Avrupalılar, bu kan gölünü ısrarla görmezlikten geliyor ve adına siyasi eylem diyor.
Onlara göre bu durum, daha işin başlangıcı! Bu siyasi sürecin devamı ve sonu var!
Burada ABD de ikili oynuyor ve Avrupa''ya göz kırpıyor. Bir yandan, Türkiye''nin yanında imiş gibi, olayı terör olarak görüp lanetliyor; diğer yandan, terörün palazlandığı Avrupa merkezlerini görmezlikten geliyor! İşin bundan da vahimi; Türkiye, ABD ve AB ülkeleri istiyor diye, terörün beslendiği Yunanistan''la can ciğer kuzu dolması!
Türkiye, daha ne kadar, kendisine diş bileyen ve binbir çeşit tuzaklar kuran ülkelerin dümen suyunda gidecek? Adamların niyetleri belli, icraatları ortada!
Türk Hukuk Sistemi''nde idam cezasının bulunması ve bundan dolayı suçluları iade etmeyişleri tamamen bahanedir. Fransa, Alaattin Çakıcı''yı nasıl iade etti?
Türkiye, idam cezasını kaldırsa bile, bu iadeler yine gerçekleşmeyecek; bu kez de, siyasi mülteci addedip vermeyeceklerdir. Dedik ya, Avrupalının niyeti bozuk.
Avrupalı, kendine göre bir plan yaptı ve bunu adım adım tatbik ediyor. Dünyadaki canilere ev sahipliği yapma pahasına bu planını uyguluyor.
Gayeleri; Türk''ten intikam almak ve Türk Yurdu''nu parçalamaktır. Bu hali görmemek için ya kör, ya da deli olmak gerektir.
Türkiye''nin üzerinde bulunduğu coğrafya, her an tetikte ve aktif olmayı gerektiriyor. Batı''ya yüzümüzü dönüşümüzün hikayesi, bugünün meselesi değildir. En az 200 senelik bir maziye dayanmaktadır. Geçen bu 200 sene zarfında, biz ne adım attık; Batı, attığımız bu adımlara ne türlü karşılık verdi? Sadece bunu bilmek bile, bugün nasıl davranmamız gerektiğini bize anlatır!
Avrupa Birliği''ne girebilmek için, Yunanistan başta olmak üzere, üye ülkelere taviz üstüne taviz veriyoruz. Bizi kabullenmeleri için olmadık hareketlerin içine giriyoruz. Halbuki daha dün Yunanistan''ı, en ufak bir taviz koparmadan NATO''nun askeri kanadına dahil etmiştik! Yunanistan, bu iyiliğimize karşılık, Türkiye''nin aleyhinde faaliyet gösteren her çeşit terör örgütünü, besleyerek, yetiştirerek, teçhizatlandırarak üzerimize saldı! Şimdi de, depremi bahane ederek, kolumuza giriyor ve beraber yürüyelim demeye getiriyor. Yunanistan''ın bu deyişi, evvel emirde, üzerindeki terör lekesini silip unutturmak; şartlar eşitlendikten sonra da beklediği tavizleri koparmaktır. Dereyi görmeden paçayı sıyıran halimizle, daha çok sukût-u hayale uğrarız!

