Kaydet
a- | +A

Milletlerarası münasebetlerde haklı olmak yetmiyor. O hakkı izhar ve ispat edecek gücün de mutlaka bulunması gerekiyor.

Birinci Cihan Savaşı''ndan sonra, dünya sahnesinden çekilen Osmanlı İmparatorluğu''nun yerine geçtiğini iddia eden Batılı ülkelerin, medeniyet adı altında insanlığı ve özellikle Osmanlı Coğrafyasını ne hale getirdikleri herkesin malumudur.

Burada bir nokta koyup, bir hususu belirtmek isterim. Türkiye Coğrafyasını idareye talip olanların, özellikle milletvekillerimizin Türk Tarihini çok iyi bilmeleri gerekmektedir.

Dününü bilmeyen bugünü anlayamaz; dolayısıyla yarınlara emin bakamaz. Mesela; bilmeden, anlamadan Osmanlı''yı eleştiririz. Özellikle son dönemdeki padişah ve idarecilerin, Osmanlı dış politikasını Alman-Avusturya eksenli yapmalarını anlamakta zorluk çekeriz. Elbette Almanya ve Avusturya ile ittifak edip harbe girmek başka bir düşüncenin ürünüdür ki, bunda da o dönem idareyi tamamen ellerinde bulunduran İttihat ve Terakki mensuplarının suçu vardır. Padişah, V. Mehmet Reşat tam bir kukla idi zira; harbe girişimizden haberi bile yoktu!..

Eğer, Abdülhamit Han gibi deha bir padişah gelmemiş olsa idi; Osmanlı Devleti, yıkılışından 30 sene önce parçalanacaktı. Bu görüşümüzü teyid eden ve Sultan Abdülhamid''i Almanya''nın yanına iten realite; Sevr paçavrasından önce, İngiltere, Rusya ve Fransa''nın bir araya gelip, Türklüğün izmihlaline karar vermeleri yatar.

Bu meş''um karara göre Anadolu''nun batısı Yunanistan''a verilip Büyük Yunanistan kurulacak, Sivas ilimiz dahil doğusu ise Büyük Ermenistan''a verilecektir! Bugün bile Türkiye''nin dış siyasetinin ABD-İsrail eksenli olarak kendini hissettirmesi Batılı dostlarımızın (!) bize bakış açısının bir sonucudur. Zaten Batı, tarih boyunca Türk''ü ne vakit anladı ki?

İşte Sırp faşizmi, Miloşeviç ve Balkanlar''daki kan ve gözyaşı ortamı! Bosna savaşından sonra, savaş suçlusu olarak yargılanması gereken Miloşeviç hâlâ siyasî lider ve kinini Müslüman Arnavutlar''ın üzerine kusmaya devam ediyor. Avrupa''nın ortasında bu cüreti nereden alıyor dersiniz?

Pırasa gibi doğransalar da, söz konusu Müslümanlar olunca Batı, böylesine duyarsız.. NATO ülkesi olmasına rağmen Yunanistan ise, Miloşeviç''in yanında. NATO da ABD ve Türkiye''nin iteklemesiyle faal rol aldı. Rusya, Avrupa ülkeleri ve İslam Âlemi''ne (!) kalsaydı, bugün Balkanlar''da Müslümanlar''ın kökü kazınmış olacaktı.

Cani ruhlu insan müsveddeleri, hayatları boyunca kanla beslenmişlerdir. Kan ve gözyaşı onların hayat iksiridir.

Anlayacakları tek dil, kaba kuvvettir. Onun için haklı olmak asla yetmez; haklının güçlü de olması elzemdir.

Zira ipin ucu, kimin ve kimlerin elinde olduğu malumdur. Şimdi de NATO''nun dayattığı barış şartlarını kabul edebilmesi için, 15 günlük müddet istiyor ve bir hafta, geri çekilmemize yetmez diyor. Neden yetmez biliyor musunuz?

Kosova''da işlemiş olduğu vahşetin izlerini bu kısa zamanda silemez de ondan! Katliam delillerini yok etmek için harıl harıl cesetleri yakıyorlar zira!..