Kaydet
a- | +A

Öncelikle hukuksal tanımını ortaya koyalım. Ortada mahkeme kararlarıyla hukuki engelleme var.

Doğru mu? Değil tabii. Demokratik ülkelerde sosyal medyaya yasak gelir mi? Gelmemeli.
Güzel.
Peki, "twitter özgürlüğü" diye birtakım

ahlâksızların itibar suikastlarına, özel hayatların ortalara

dökülmesine, terör iletişimine, acımasızca ve pervasızca hakaretlere,

kampanyalara nasıl tedbir alınacak?

Göz mü yumulacak?
Son olarak Defne Samyeli'nin

başına geldi. Korkunç bir dedikodu kampanyasıyla, benim de kişisel

olarak ahlâkına, dürüstlüğüne, vicdanına kefil olduğum bir insan

hakkında alçaklığın sınırları zorlanarak bir kampanya yapıldı. Üstelik

bunun üç merkezden sistematik olarak Seeding adı verilen "tohumlama" yöntemiyle yaptılar.

Defne

Samyeli'nin, bu yazılanları görüp kahrolan iki çocuğunun, nişanlısının

yaşadıklarını kim telafi edecek. Twitter özgürlükçüleri? Twitter

merkezi? Hangisi?

Olan şu: Yaklaşık 4 mahkeme vatandaşların "Bana hakaret edildi, özel hayatıma kastedildi" gibi şikâyetlerini hükme bağlayan mahkemelerin kararları San Fransisco'daki Twitter merkezine

bildirilmiş, bunları sitenizden çıkarın diye. Beklenmiş ama

yapılmayınca mahkeme kararları uygulandı ve bu kez Twitter'ın tamamı

engellenmiş oldu.

Dediğim gibi hiç hoş değil. Ama Twitter

merkezi de gerekli düzenlemeleri derhal yapmalı. Bir insanın hakkı bile

20 Twitter'a bedeldir bana göre.

Sosyal medya da yazılı ve görsel basın gibi yasalarla ve hukukla kendini bağlı kılmalı.

YOU TUBE ÜZERİNE BİR BİLGİ

İngiltere

İçişleri Bakanlığı You Tube ile yaptığı anlaşma uyarınca bu sitenin

sayfalarına güvenlikle ilgili bir durum olursa doğrudan girip müdahale

ediyor ve istediği sayfayı kaldırıyor.

Sonuç: You Tube ve Twitter Türkiye siyasetini dizayn etmeyi bırakıp başka ülkelere verdikleri hakların aynını vermek zorunda.



Çocuk gelinleri ikinci kez mağdur etmek

Muğla'nın Marmaris ilçesinde hamallık yapan Osman Ekinci 2006 yılında yaşı küçük olan 14 yaşındaki Seher ile evlendi. Ancak küçük yaşta olduğu için hakkında dava açıldı.
Aradan tam 8 yıl geçti. Açılan dava geçen ay sonuçlandı ve Osman Ekinci cezaevine girdi.
Bu arada Osman Ekinci ile Seher Ekinci iki çocuk sahibi oldular.
Davayı 8 yılda sonuçlandıran mahkeme heyeti, küçük yaşta evlendirilerek mağdur edilen Seher'i ikinci kez mağdur etti.
Küçük Seher şimdi 22 yaşında iki çocuklu genç bir kadın.
Ve şimdi isyan ediyor:
"Suçsuz yere hapse atılan kocamı istiyorum."
Buyurun çözün.
Evet,

küçük yaşta çocuklarla evlenmek suç. Tamam ama bu dava eğer aynı yıl

çözülseydi hiç olmazsa iki çocuk ortada kalmaz ve mağduriyet

azaltılırdı.

Artık bu saçmalıkları toplum kaldıramıyor. Yargı

mensupları, hâkimler ve savcılar sanki dünyanın en karmaşık sorunuyla

karşılaşmışlar gibi basit bir davayı yıllarca süründürme "başarısı"

gösterebiliyorlar.

İnsanların hayatlarını karartan bu uygulamaların hâkim ve savcılar için de bir bedeli olmalı.


Fikrim firarda Hâkim Bey!

Hatip Dicle ve 91 KCK'lıyı yasaların açık hükmüne rağmen hâlâ tahliye etmeyen ve bu kararı "yeniden dağa çıkabilirler" gibi dünyada belki de ilk kez niyet okumaya dayalı bir gerekçeyle sunan mahkeme heyetine de bir çift sözüm var.
Öncelikle vicdanınız rahat mı?
İkincisi:
Şunu baştan bilmenizi rica ediyorum değerli Hâkim beyler. Alınan bu türden kararlarla çözüm süreci akamete uğramayacak. Dahası bu kararlar artık eskisi gibi hükümete fatura edilip

işin içinden çıkılamıyor. Kimse bunu yutmuyor. Çünkü herkes tahliye

için hükümetin gerekli yasaları çıkardığını ve kararın ardında tamamen

sübjektif nedenler olduğunu biliyor.

Mahkeme heyetinin değerli üyeleri.
Belki

bir yerlerden kulağınıza çalınmıştır adlarınız geçtiği için ama ben

sizlere yine de hatırlatayım. Tatil gününüz nasıl olsa, bir zahmet şu

şarkının sözlerini okuyun. Hatta mümkünse çocuklarınızdan yardım

isteyin, bilgisayardan size Sezen Aksu'nun şahane sözleriyle "Hâkim Bey" adlı şarkıyı Mehmet Erdem'in sesinden dinletsinler.

Şikâyetim var cümle yasaktan
Dillerimi hâkim bey bağlasan durmaz
Gelsin jandarma polis karakoldan
Fikrim firarda mahpusa sığmaz eyvah
Sussan olmuyor, susmasan olmaz
Dil dursa hâkim bey, tende can durmaz
Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz
Kaleme tedbir koma, tek durmaz
Demokrasi

ve barış için bir zahmet siz de elinizi taşın altına koyun. Hukuk ve

devletin öncelikleri ilk kez bu kadar örtüştü, unutmayın.