Futbol ciddi bir oyun ve maçlar işini önemseyen oyuncularla kazanılıyor. Gerekli ciddiyeti göstermeyenler, sırf pahalı futbolcuları var diye baştan galip sayılmıyor. Kadro değeri en yüksek takım da tüm kupaları almıyor.
Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası'na vedası sonrası dün gece bunun bir örneğine daha şahit olduk.
Herkes için sürpriz!
Galatasaray, 1-0'lık Union Saint-Gilloise mağlubiyetinin ardından bu sezon iç sahada 2'nci yenilgisini kümede kalma mücadelesi veren Volkan Demirel'in Gençlerbirliği'ne karşı 2-0'la aldı.
Okan Buruk, yayıncı kuruluşa röportajında, "Herkes için sürpriz oldu tabii ki" sözleriyle kısaca değinse de; Ali Sami Yen'de skor tabelasına yansıyan tablo, bu kadar hızlı geçilecek bir sonuç/sorun değil.
Hatalı kadro, geciken hamleler
Süper Lig'de hafta sonu şampiyonluk düğümünü büyük ölçüde çözecek derbiye çıkacak teknik adamın, rotasyona gitmesine diyecek yok. Art arda 3 şampiyonluğun üzerine son 2 transfer dönemine 10 takviye sığdırmış bir takımın kadro derinliği buna yeterli. Ancak rotasyonun derecesi önemli! Sadece isimleri değiştirmekle oyuna katkı sağlanmıyor.
Ankara'da 3 gün önce kazandığı ilk 11'in 9'una birden görev vermeyen Buruk, büyük bölümünü karşı sahada oynayacağı ve "her fırsatta rakibi geri koşturmak" isteyecek Gençlerbirliği'ne karşı beklenmedik savunma kurgusu benimsedi. Sakatlık sonrası hız anlamında biraz daha geriye giden Kaan Ayhan'ın stoperde tercih edilmesini çözmek mümkün değil. Ahmed Kutucu'nun maça 10 numara pozisyonunda başlaması, hücum planında da büyük kafa karışıklığının işareti.
Maça başlayan 11'in yanı sıra müsabakayı tamamlayan kadroda da ciddi hatalar mevcut.
Fiziksel kapasitesiyle üst üste 2 maçı çıkaramadığını bir defa daha net şekilde gösteren Icardi'nin, 90 dakika sahada kalması şaşırtıcı. Oyunun çağırdığı Yunus Akgün'ü sahaya geç atan deneyimli hocanın, sakatlıktan dönüp takımla idmanlara başlayan, Ankara'ya götürdüğü ve dün kulübeye aldığı Osimhen kozunu da zamanında kullanmaması düşündürücü .
İlk 45 gitti, atı alan Üsküdar'ı geçti
Sarı-kırmızılıların belki de sezonun en büyük hayal kırıklığına imza atmasında ikinci ve daha büyük hatayı Okan Buruk, "Suçlu benim" diyerek, maç sonu basın toplantısında açıkladı.
"Bu mağlubiyeti karşılaşmaya yüzde 100 konsantre olmayışımıza, rakibi önemsememeye bağlıyorum. 'Biz bu maçı nasıl olsa kazanırız' diye 45 dakika gitti. İkinci yarıda geriye düşünce gol atma isteği oluştu. Yorgunluk, mental yorgunluk durumu yok. Bu maça iyi odaklanmadığımızı düşünüyorum. Burada da birinci suçlu kendimi görüyorum."
Kaçınılmaz son!
Sözün özü; birbirine hiç alışık olmayan futbolcu grubuyla yarı final kovalayan Galatasaray, şapkadan tavşan çıkaran bir yıldızı da sahne almayınca kaçınılmaz sonla yüzleşti. Sonucu merakla beklenen dev derbi öncesi en yakın rakibi Fenerbahçe gibi kendinden güçsüz rakip karşısında kupaya havlu attı.
Moralsiz 2 takımın, pazar akşamı futbolseverlere mücadele gücüyle öne çıkan bir İstanbul derbisi daha izlettirmek yerine kadro değerlerinin hakkını veren seyir zevki yüksek performans ortaya koymaları dileğiyle.

