Kaydet
a- | +A

Hâlâ kederliyiz millet olarak... Korkular içindeyiz. Sevinç duyduğumuz tek şey, el ele, yürek yüreğe oluşumuz...

Bir şeyler yapma çabası içinde herkes. Gözlerimizde yaşlar, yardıma koşuyoruz acılı kardeşlerimize.

Apak olmuş saçıyla, sakalıyla, ta Çanakkale''den koşup gelmiş dedem İzmit''e, "Yağmur yağıyor, ayakkabıları tamir ister." diye düşünmüş. Hayır, hayır!... Ücret almaksızın...

Ellerinden öpülesi insanlarımız!... Allah razı olsun hepinizden!

Yurdun dört bir yanından yağan yardımların yanı sıra, düne kadar dostane ilişkilerimiz olmayan Yunanlı komşularımıza ne dersiniz? Enkaz altından bir canlı kurtarmanın mutluluğu ile ağlayan da onlardı, minicik çocukları sevgiyle bağrına basanlar da...

Kavala Belediye Başkanı değil miydi; İzmit'',e Gölcük''e kadar gelen?

Amerika, İngiltere, Japonya, İtalya, Fransa, Almanya, Bulgaristan... Daha pek çok, pek çok ülke... Irak da uzattı elini, Pakistan da...

"Dost, kara günde belli olur." atasözümüzü ispatlarcasına yardıma koşan tüm dünya ülkelerine sonsuz teşekkürler!..

Bütün bunların yanında fırsatçılar da yok değil ne yazık ki...

Fırsat bu fırsat, deyip evsiz barksız kalan insanlar için kiraları üç beş misli artıranlara ne demeli?

Daha neler de neler!..

Doğrusu ya, yüreği sızlıyor insanın. Bu nasıl vicdan?.. Bu nasıl insanlık?.. Bu nasıl insaf?..

Yaralar sarılır, yine normale döner hayat bir gün. Ama dinmez yüreğimizdeki sızı, dinmez içimizdeki sancı.

Marmara Bölgesinde yaşayanlar olarak ruhsal bir çöküntü içindeyiz. Olan oldu... Ne kadar üzülsek boşuna! Kendimizi toparlamamız gerek şimdi. Her gün, her an, olumlu telkinlerde bulunmalıyız birbirimize. Başka çare yok!

İnancımızı yitirmeyelim. Yaşama sevincimizi yitirmeyelim. Daha güçlü olmak zorundayız. Birbirimizi suçlamayı bırakıp el ele, omuz omuza, birlikte saralım yaralarımızı.

Allah yardımcısı olsun hepimizin!

Bundan daha büyük felaketlerin üstesinden geldik geçmişte. İnanıyorum ki, milletçe bunu da yeneceğiz!