Kaydet
a- | +A

MASALAR beni hep çekmiştir. Sâhil çayhânesindeki topal bir masa kütüphâne masaları, lokantalarda lekelere bürünük ucuz masalar...

Masa gördüm mü dayanamam, ille de durup durup bakmak isterim.

Şu dumanlı kahvehânenin köşe masasında acep kimler oturdu? Kaç mûzip, kaç dertli bestekâr ve ağlamaklı borçlular sabahladı bu masada?

Huy işte. Masalar alır beni götürür.

***

Ben bir masa adamıyım.

Tek başıma caddelerde dolaşırken o iri mobilya mağazaları önünde dakikalarca oyalanırım. Vitrindeki her masa gözümde dünya güzelidir.

Akşamları hanımı alıp dondurmacıya gidiyorum. Yol üstünde bir dükkân, dükkânda üç masa. Biri yuvarlak, diğeri dört köşe, üçüncüsü açılır kapanır cinsinden. Hepsi de boyasız parıltısız mis gibi ahşap.

Ve ben her akşam aynı saatlerde o dükkânın önündeyim.

Hanım çekeleştirmese ayrılacağım yok.

***

Peki, ne var bu masalarda?

Onlardaki işçilik mi beni çimdikleyip duruyor? Yeryüzünde hiç mi çirkin masa yok? Galiba öyle. Her masa gözümde tıpkı bir anıt.

Lise bitene kadar masasız iskemlesiz ders çalışmak bu tuhaf saplanışlara sebep olabilir mi? Hep yerlerde, kilim üstlerindeki şikâyetsiz mâceram beni ömür boyu masa hayranı mı kıldı?

Olabilir.

İyi de, o kilimlerdeki olağanüstü nakışlar, kök boyalı dâvetler, beni gökkuşağı zengini iklimlere taşımadı mı? Renkler, ışıltılar ve şen çağrışımları nasıl küçümserim?

Ceviz masalar, çam masalar, gürgen masalar.

Yo yo, kaplama ve plastik masalara bakasım gelmiyor. Masa dediğin azıcık eski, ağır, kurt yenilikli, ama ille de ahşap olacak.

Masalar adamı tam taşıyacak. Dirseklerinizle dayanamadığınız, parmaklarınızla trampet çalamadığınız masalardan hayır gelmez.

Bir masa; ikiyüz kitabı, daktilonuzu, ağır dökme lâmbanızı îtirazsız çekebilmeli.

Ve sizin uçsuz bucaksız çekilmez hayallerinizi.

***

Hiçbir kasa adamı, bir masa adamının ağrılarını duyamaz, tükenmez heveslerini yüklenemez.

Bütün şiirler, senaryolar, fikirler masalarda yazılır.

O koskoca uçaklar, denizaşırı gemiler masa adamlarınca yönetilir. Her savaş, masa başındaki uykusuz, yorgun ve bitik kurmaylarca kazanılır.

En feryatlı, inadına ince gülüşlü vazolar sadece masa üstlerinde sevinçten del''olur.

***

Masalar sırrı bol bir bilmece.

Her şeye, herkese küsülür de masalara küsülmez. İlim ile fen istediği kadar ilerlesin. Her eşyanın bir yenisi çıkagelsin, farketmez. Masalar kalacaktır.

Masa, gözümde, bin yılların en büyük, en yararlı, en vazgeçilmez ikrâmı.

Bu akşam da dondurmacıya gideceğim, o üç masanın önünden gene geçeceğim. Bir akşam olsa..