Kaydet
a- | +A

TÜRKİYE''yi kötü gösteren ve bize hiç yakışmayan bazı gerçeklerden sözetmek isterim. Hayır hayır, dış borçları kastetmiyorum. O bir dert değildir. Yıllık gelir ve girdinin iki katı kadar borç bizi ürkütmemeli. Unutmayın, borç güçlüye ve ödeyebilene verilir. Mesele o değil. Bendeniz içe dönük dertlerden bahsetmek niyetlisiyim. * * *

Nedir onlar? 1- Dünya âlem nükleer enerjiden yararlanırken, bizdeki geç kalmışlık. Bazı menfî odakların kasıtlı patırtısını ciddiye almak. 2- Yüksek tahsili tamamıyle özelleştirmemek. (Parası olanın karşılığını ödemesi, olmayana devlet ve vakıf bursları.) 3- Her vatandaşa sağlık sigortasını ulaştıramamak. Hastanelerdeki ayıplı sahnelerin sürmesi. 4- Emekli, dul ve yetim aylıklarındaki düşük seviye. 5- Basın yayın organlarının eğitimsiz ve şuursuz ellerde oluşu. 6- Tarım ile hayvancılığın ihmali. (Halkı özendirme, yönlendirme, ödüllendirme eksikliği.) 7- Çok önemli günleri (Osmanlı''nın 700''üncü Yılı gibi) baştan savma ve derme çatma usullerle geçiştirmek. * * *

Daha var, şimdi kendimizi iğneliyorum: 8- Her işi, her yatırımı devletten beklemek. 9- Polis ve asker aleyhtarlığını âdet haline getirmek. 10- Demokrasiyi partiler ligi şekline sokmak. 11- Battık-bittikçilikte ısrar. 12- Estetiğe ve görgü kurallarına yan çizmek. Yemek yemeyi, çay içmeyi, düzgün giyinip yumuşak konuşmayı bilmemek. 13- Daima kendimizi haklı zannetmek. 14- Kendimizden alttakileri değil, devamlı üsttekileri görmek ve hasetli bir ömür sürmek. 15- İş kuranlara, genç yeteneklere, azimlilere "köşe dönücü" gözüyle bakmak. 16- Sanata, fikre, edebiyata aşırı ilgisizlik. 17- Türkçeyi kötü kullanmak. Tekrarlar, a, ıı, ööö sesleri çıkarmak ve 5-600 kelime içine hapsolmak. 18- Her cümleye; şey, yani, valla, maalesef gibi ilkellik örneği kelimeler sıkıştırmak. 19- Evimizi, işyerimizi, kırmızı renge bulamak. 20- Selamsız ve merhabasız dolaşmak, burun çekmek, boyasız pabuçla gezmek. 21- Beslenmenin inceliklerini öğrenmemek. 22- Çocuklarımızı okula havale edip, sonra da hiç ilgilenmemek. 23- Geleneksel sanatlara karşı duyarsızlık. * * *

Sizler de bu eksik ve gediklere epey tespit ekleyebilirsiniz. Manzaramız bu. Ama toparlanmalıyız. Millet olmak kolay değildir. İnce, zarif, ihtiyaçlarını sıralamayı bilen, başkasına sıkıntı vermeyen, hoşgörülü ve edepli kişiler ülkenin asıl zenginliğidir. Adres orası. Sıradan insanlar sıradan bir milleti işaretler. Gerçekten bize yakışmayan haller içindeyiz. Vazgeçelim... İmrenilen ve örnek alınan bir toplum olmak hiç te zor değil. Üstelik masrafı filân da yok.