Kaydet
a- | +A

ZAMANLAR önce birileri sordu: "En iyi yoğurdu kim yapar?" Cevaplar erken yetişti: "Devlet yapar!"

Gülmeyin... Ve devlet "Süt Endüstrisi Kurumu"nu hayata geçirip yoğurt yapmaya başladı... Bu devlete yağ ve yoğurt yaptıran zihniyet hâlâ ayakta.

* * *

Gün geldi bir merak daha belirdi: "En iyi pijamayı ve terliği kim yapar?"

O zihniyet için tek cevap vardı: "Devlet yapar!"

Ve devlet, terlik ile pijama imâline soyundu.

"Büyük Türk Devleti" sâde boş zamanlarında değil, mesai harcayarak; sendikacılarla, dericilerle, bezcilerle çata çat mücadele verip, pijama-terlik üretmeğe çalışıyordu. Şimdi bile Sümerbank satış mağazalarına uğrayıp bedeninize göre pijama seçebilir, anneannenize tülbent alabilir, porselen yemek takımı edinebilirsiniz.

* * *

Devletçi zihniyet (sâdece bu kafa) devleti abur-cuburla uğraştırmaktan zevk almaktadır.

Devleti küçük düşüren de işte bu kafadır.

Oysa, büyük devlet bu işlerle uğraşmaz. Adalet, dış politika, güvenlik ve savunma dışındaki hiçbir gayret devletin sırtına yüklenemez.

Eğitim dahil.

Görüyorsunuz; yok seçme sınavı, yok yerleştirme sınavı, yok puanlama usûlü diye yırtınan görevliler, üniversite meselesini de el ve yüzlere bulaştırıp durmakta, zaman zaman soruları çaldırmakta, yanlış sonuçlar ilân ederek fevkalâde komik hallere düşmektedir.

* * *

Üniversiteler derhal özelleştirilmeli. Eğitim, öğrenci, yurt, öğretmen ve binalarla ilgili yorgunluklar devletin sırtından alınmalıdır. Vakıflara, eğitim derneklerine ve özel sektöre devredilmelidir. Hatta, liseler ve ilköğretim okullarından el-etek çekmek zamanı gelmiştir.

* * *

Devlet kötü yoruluyor.

Yoğurt sat, pijama dik, eğitimle uğraş, bankacılık yap, demiryollarıyle cebelleş, santral kur...

Eee?

Vakit kalırsa Kıbrıs''la, Avrupa Topluluğu ile, Türk Dünyasıyle ilgilen.

Vah benim köse sakalım.

* * *

Devleti, devletçilik âşığı eski kafalarla, marksist tornalardan geçmiş defolu beyinler yoruyor. Elele verip devleti küçük düşürüyorlar.

Bu aşırı merkeziyetçilik öylesine dal-budak sarmış ki, Hakkâri''nin Yüksekova ilçesine bağlı bir köydeki köprü kayması, TBMM''nin derdi oluyor.

* * *

Bu kadar yük bizi nereye götürdü biliyor musunuz?.. İşlemezliğe ve hantallığa. Bunca yükten arınmadıkça huzur bizi arayıp ta bulamaz.

Unutmayalım, yükler azaldıkça devlet güçlenecektir.

Ötesi lâftır.

Devlete yoğurt sattıran akıl hâlâ başlarımıza musallat... Kurtulmalıyız.