Kaydet
a- | +A

BİZİM nesil güzel kaderlidir. Neler görmedik neler? Bir düşünsenize... Çarıktan iskarpine, deynek atlardan otomobillere, sahra telefonlarından bugünki ceplere, zıbından marka elbiselere ürke şaşıra yaman ulaştık.

Şimdi gökdelen önlerinden geçip plâzalara ulaşıyor, ha deyince aynı gün bir şehre uğrayıp dönebiliyoruz.

Evet... Bizim nesil güzel kaderlidir.

¥¥¥

Az ile yetinmeyi bilirdik.

Şeker, un, tuz ve yamalık için yarım metre bez... Bütün hevesler bu kadarcıktı. Ve yaşamak için bunlar yeterliydi.

Biz büyüdük, devran hacimlendi.

İhtiyaçlar çoğaldıkça çoğaldı.

Kim derdi ki; her aybaşı kablolu televizyon ödemesi yapacak, apartmanda doğalgaz parası ödeyecek, akşamüstleri dondurmacıya gidecek, yılda bir ay gerine uzana tatil yapacağız?

Gelişmeler hem sür''atli, hem de şaşılası.

Ama hayaller kadar sevimli.

¥¥¥

Tükenmez kalem diye bir şey çıkmış.

Bir merak, bir heves...

Naylon gömlekler, plâstik leğenler, alüminyum tencereler... Derken; formika dolaplar, katılaştırılmış yağlar, boyalı gazozlar...

Duyar duyar mutlu olurduk.

Alıp alıp zenginleşirdik.

¥¥¥

Paatt!

O ne o?... Bilgisayardır efendim, internettir.

Peki şu?.. O önden çekişli, enjeksiyonlu, ABS frenli otomobildir. Şu gördüğün otoyol, buna viyadük derler, şu yanlamasına kuyu gibi duran oyuk Bolu Tüneli.

Uzakta duran Atatürk Barajıdır ki, hem su tutan, hem elektrik üreten bir alâmet.

Yaa... Şimdi ne yana dönsek alâmet.

Ne tarafa baksak küçük diller yutulmaya hazır.

Dedik işte, acayiplik hep bizimle birlikte palazlandı.

¥¥¥

Yok canım, eskileri ve eskilikleri övüyor değilim. "Aah, nerde o günler?" diyenleri de alkışlayasım gelmez. Şimdi nerde isek en güzeli o.

Nostalji imiş... Pöh!

Bunca kolaylık ve insana dönük artsız arkasız ikram dururken çalı-çırpı günlerine, yayan yapıldak yaşamalara dönüp bakasım yok.

Kişi önce gününü sevmeli.

Adaaamm sen de. Dünlerle uğraşacak kimde zaman var?

¥¥¥

Bendeniz bugünün hayrânıyım.

Hem de kapkaççılarına, bencillerine, umursamazlarına rağmen. Onlara değil, az ötedekilere bakıyorum.

Yani, sıhhatli ve coşkulu gençlere, yirmibeş yaşındaki işadamlarına, yöneticilere, aydınlık dürüstlere.

Ve de "Dede bizi köfteciye götür" diyen, bana akıl ve öğüt veren üç-dört yaşındaki torunlarıma.

¥¥¥

Az sonra Boğaz''ın Kuruçeşme sahillerine gideceğim. Hiç deniz yüzü görmemiş dedem, ninem adına üç bardak çay içeceğim. Tanımadığım bol çığlıklı, toza tomura bulanık çocuklara kâğıt helva ısmarlayacağım.

Pazar''ın tadına varacağım.

Dünlerden öc alacağım.