Kaydet
a- | +A

BİLİYORSUNUZ, rahmetli Ayhan Songar hocamız akıl hastalıkları profesörüydü. Şu sözler onundur.

"Bazen bir hasta ile bitip tükenmez seanslara dalıyorum. Bu insana ulaşmalıyım diyorum. Bir kapı aralayıp giriyorum, karşıma kırk kapı birden çıkıyor. Bu kapılar önünde defalarca ve kan ter içinde koşuyor, birisinden daha giriyorum, karşımda gene kırk kapı... Ve ben hep koşmaya, aramaya devam ediyorum. Ama ''İNSAN''a bir türlü ulaşamıyorum."

İnsanı ve karmaşıklığımızı bu kadar güzel anlatan bir başka ifadeye rastlamak kolay değildir.

* * *

Peki, insan bu kadar mı zor, grift ve erişilmez? Herhal öyle ki, uzmanlar bin yıldır uğraşıp duruyor ama iki adım mesafe alamıyorlar. İnsana erişmek, Merih''de dönerci büfesi açmak kadar uzak ihtimal.

İnsanı kavramak hakikaten güç.

Hele, "Ben insanları tanırım" deyivermek olmayacak işlerin başında geliyor.

Şimdi sıkı durun (evet evet) nefeslerinizi de tutun.

Şu insanla bu insan arasında tamı tamına 3,5 milyar sayısınca genetik fark bulunuyormuş. Mehmet Ahmet''ten, Ayşe Fatma''dan üçbuçuk milyar kerre apayrı yapıda.

Ne var bunda demeyin.

Şu var... Tıb ilmi tepeden tırnağa değişecek. Tedavi şekilleri olabildiğince özelleşecek ve bilinen yöntemler lüzumsuz, yanlış hatta tehlikeli sayılacak.

* * *

Meseleyi açalım... Ali ile Veli, ikisi de aynı hafta gribe yakalandı. Ne olacak şimdi? İkisi de aynı illetten mustarib ama Ali''yle Veli''nin bünyeleri arasında 3,5 milyar fark var. Bu durum 3,5 milyar tedavi şeklinden Ali''ye göre olanıyle Veli''ye uygun olanını bilmek, bulmak, uygulamak anlamına geliyor.

Bugün aynı ilâçları aynı hastalıktan yatan 20 kişiye veriyorsunuz, dördü iyileşirken 16''sı küt diye gidiyor.

Dehşete bakın.

* * *

Ama ilim, bu dehşetin üstesinden geleceğim diyor.

İnsan DNA''sı çözülüp tercüme edilecek. Herkese kendi DNA''sına göre çok özel ve kıldan ince tedâviler uygulanacak. Hatta, "Sen şu mesleği seç, şu sporu yap, şu şehirde otur, şu gazeteleri oku, şunlarla arkadaş ol" denecek.

* * *

Şaşırmayalım.

Bu Asrın başında bizzat ilim dünyasının kendisi, "Her şey îcat edildi. Artık bulunacak, keşfedilecek şey kalmadı" diye böbürleniyordu.

Ne oldu?

O günden bu yana 4,5 milyon daha îcat ve keşif gerçekleşti.

Demek; ilmin de, insanın da keşfi henüz tamamlanmış sayılmaz. Sınırlar uzakta, son hudutlara varılası değil. O yüzden birbirimize kalben de "ilmen" de yakın duralım. Madem ki her birimiz arasında milyarlarca fark var, yüzde yüz anlaşmak imkânsız, o halde tahammüle müracaat.

Başka çâre aramayalım.

* * *

GÜNÜN KİTABI: KOLCU SALİH... Yazan: Mustafa Aşula. Küçük fakat ibret yüklü, tertemiz anlatımlı bir hikâye kitabı (Otobiyografi). Doğu Anadolu''da Rus sınırına yakın bir kasabada başlayan çocukluğun, yüksek tahsile ve büyükelçiliğe uzanan hikâyesi. Zannederim bu kitap aslında hepimizin yokuşlarını anlatıyor. Öylesine bizden ve sıcak. Dış politika yazarımız dost Aşula''yı hararetle kutluyorum.